Aile içerisinde dengelerin değişmesine neden olan, çocuğun kendisini, çevresini, dünyayı anlamaya ve tanımaya çalıştığı, bağımsızlık arzusunun en üst seviyeye ulaştığı ergenlik dönemi hem ergen hem de anne baba için yepyeni bir dönemin başlangıcı niteliğindedir. Çocukluk ve yetişkinlik arasındaki bu geçiş dönemi kendi içinde de dönemsel farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar ergenin çevresiyle, arkadaşlarıyla ve ailesiyle olan ilişkilerini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardır.

Gelişim sürecinin en sancılı dönemlerinden biri olan ergenlik döneminde yaşananlar, ilerleyen zamanlarda üstesinden gelinebilecek konular olsa da etkilerini her zaman göstermektedir. Bu nedenle anne babanın karşılaşılan bu farklılıkların bilincinde olması ve buna göre hareket etmesi, yaşanacak olası çatışmaların da önüne geçecek ve sağlıklı bir ilişki kurulmasına yardımcı olacaktır.

14 – 15 – 16 Yaş Erkek Çocuklarda Yaşanan Değişimler

14, 15, 16 yaş aralığını kapsayan orta ergenlikte değişimler tüm hızıyla devam ederken bu dönemde her yaş birbirinden farklı bir hal almaya başlamaktadır. Bir sene içerisinde ergende gözle görülür şekilde hem fiziksel hem de davranışsal değişimler yaşanmaktadır. Erkekler için kızlara nazaran daha fazla ve yoğun değişimin yaşandığı bu geçiş döneminde, özellikle fiziksel değişimlerin hızı erkeklerde en üst seviyeye çıkmaktadır. Yaşanan fiziksel değişimler, erkek çocuğun adapte olması ve üstesinden gelmesini gerektiren yenilikleri de beraberinde getirmektedir.

14 yaşlarında bilişsel gelişimlerin bir sonucu olarak artık erkek çocuklar soyut düşünme becerisi kazanmaya başlarlar. Böylece karşılaştıkları birçok konu arasında neden-sonuç ilişkisi kurabilmekte, olayları anlamlandırmakta ve yaptıklarının sonuçlarını kavramaya başlamaktadırlar. Entelektüel merak ve akıl yürütme, yargılama becerilerindeki artış hayatı, inançlarını, duruşunu, yaşam felsefesini, hem kendisinin hem de ailesinin değerlerini sorgulamasına neden olmaktadır. Bunların sonucu olarak da her şeyin en doğrusunu ve en iyisini kendilerinin bildiklerine ve her şeyi halledebileceklerine olan inançları çok yüksektir. Kendi değer yargılarını oluşturmaya çalışmaları, her şeyi bildiklerine olan inançları anne baba ile yaşanan çatışmaların daha da artmasına neden olmaktadır. Her ne kadar düşünme becerileri gelişmişse de tehlikeleri durumlarda kendilerine bir şey olmayacaklarına dair inançları hala sürmektedir.

Erkek çocuklar, ön ergenlik döneminde duygu ve isteklerini kendi içinde dengelemeye çalışırken artık orta ergenlik dönemiyle birlikte, özellikle bağımsızlık isteğiyle, birey olma savaşına girmektedirler. Ebeveynlerinden uzaklaşma eğiliminde olan erkek çocuklar, içe kapanmaya ve kendisiyle ilgili konularda ailesini dışarıda bırakmaya daha yatkındırlar. Ebeveynlerini ve ailenin diğer üyelerini kendi dünyalarına dâhil etmedikleri gibi kendileri de ailesel konulara katılmak istemezler. Bu nedenle aile toplantıları, aile buluşmaları gibi etkinliklerde gruptan ayrı ve uzak durma eğiliminde olurlar. Bu tür davranışlar aileden kopmanın değil, ergenin bağımsızlığının ve kendini bulmasının girişimleridir. Bu nedenle bunun gibi durumlarda yaşananların aslında çok normal ve olağan olduğunu bilmek gerekmektedir. Onlara birey olmak için gerekli alanın verilmesi, özel alanlarını ihlal etmeden saygı gösterilmesi çok önemlidir.

15-16 yaşlarında aile dışında var olma isteği, bir gruba ait olma ve kabul görme arzusu ergenler için akran ve arkadaşların önemini oldukça arttırmaktadır. Bu dönemde ailenin yerini arkadaşlar almaktadır. Akran ve arkadaşların bu denli önemli ve yönlendirici güce sahip olması dönemin en kritik konulardan bir tanesidir. Hayatlarıyla ilgili kararlar alırken bile ergenler için arkadaşların etkisi anne babadan çok daha fazladır. Var olma sancısıyla arkadaşlarının üyesi olduğu gruplara, çetelere katılmak, yeni şeyler denemek gibi girişimlerde bulunma olasılıkları oldukça yüksektir. Aile etkisinin yerini arkadaşların alması ebeveyn ve ergen arasında çatışmalara neden olmaktadır.

Orta ergenlik döneminin en hassas ve önemli konularından bir tanesi cinselliktir. Yaşanan fiziksel ve hormonal değişimlerle birlikte erkek çocuğun cinselliğe olan ilgisi ve merakı oldukça artmaktadır. Bu dönemde cinsel duygular, merak, ilk aşklar hayatlarının en önemli konularıdır. Kontrol etmekte zorlandıkları cinsel dürtüler erkek çocukların daha fazla merak etmesine ve yanlış tercihler yapmasına neden olmaktadır. Bu nedenle cinsel gelişimin bu denli hızlandığı ve önem kazandığı bu dönemde erkek çocukların bilgilendirilmesi, dürtülerini nasıl kontrol edeceğini öğrenmesi büyük önem taşımaktadır. Cinsellikle ilgili merakın doğru kaynaktan, doğru bilgilerle giderilmesi gerekmektedir. Arkadaş etkisinin çok yüksek olduğu ergenlik döneminde cinsellikle ilgili bilgilerin arkadaşlar yerine aileden edinilmesi çok önemlidir. Doğru bilgilendirme ve yönlendirmelerle hamilelik gibi sonuçların olması engellenmelidir.

Ergenlik Dönemindeki Erkek Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım?

Hem ergen hem de anne-baba için bu sancılı ve kritik dönemi en sağlıklı şekilde atlatmada en büyük rol ebeveynlere düşmektedir. Ergenin içinde bulunduğu uzaklaşan, zaman zaman saldırgan, uzlaşmadan uzak ve çatışmaya hazır olan ruh halinin aslında yaşadığı sürecin bir parçası ve normal olduğunu kendinize hatırlatın. Bu noktada yapılacak en doğru şey çocuğunuzu gerçek anlamda ve dikkat vererek dinlemektir. Onun söylediklerine önem vermeniz sizinle düşüncelerini paylaşmasını sağlayacaktır. Bu sayede çocukla güzel bir iletişim kuracak ve olası sorunların önüne geçeceksiniz. Aynı zamanda aranızdaki bağ ve iletişim de güçlenecektir. Anlatmak istemediğinde de zorlamamanız, ancak çevresinde bunları paylaşabileceği birilerinin olduğundan da emin olmanız önemlidir. Bu dönemde çocuğunuz ne kadar söylediklerinizi dinlemiyormuş, sizi dikkate almıyormuş gibi görünse de yine en fazla sizin onayınıza ve sizin oluşturduğunuz güvenli bölgeye ihtiyacı vardır.

Ergenliğin bu döneminde çocuğun yalnız kalmaya, kendi özel alanını oluşturmaya ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı göz önünde bulundurarak onun özel alanına ve mahremiyetine saygı gösterin. O izin vermedikçe özel alanına müdahil olmamaya özen gösterin. Arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde yargılayıcı olmak yerine olumlu bir şekilde yaklaşın. Bu dönemi kontrol etmede ya da çocuğunuzla iletişim kurmada sorunlar yaşadığınız takdirde profesyonel bir destek almanızda fayda vardır.

 

Uzman Klinik Psikolog Beliz EREREN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.