Maruz kalanın tanımı kolay koyamadığı bir kavramdır aile içi şiddet. Şiddetin en yakından, en tanıdıktan geliyor olması hem çok zor hem de örseleyici bir durumdur. Bu konuyu konuşurken öncelikle şiddetin ne olduğunu bilmek çok önemlidir.

Şiddet nedir?

Şiddet, bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik olarak zarar görmesi ya da acı çekmesiyle sonuçlanan davranıştır. Buna bağlı olarak tehdit, özgürlüğün engellenmesi, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü ya da ekonomik her türlü davranışın engellenmesini içeren yıkıcı davranışlardır. Şiddet insanın varlığını devam ettirdiği her alanda kendisini göstermektedir. Evde, işte, sokakta, kamusal alanların tümünde rastlanması artık muhtemel bir davranış biçimi olmaya başlamıştır.

Aile içi şiddet nedir?

Bireyin ailesindeki diğer üyelere karşı fiziksel ya da psikolojik olarak yıkıcı davranışlar sergileyerek hükmetmeye çalışması durumudur. Şiddet mağduru ve şiddet uygulayanla aynı haneyi paylaşmasa da aile veya hanede ya da aile mensubu sayılan diğer kişiler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddeti ifade eder. Çok rastlanan yanılgılardan bir tanesi de aile içi şiddet için aynı evde yaşama şartı arandığıdır. Aile içi şiddet için aynı evde yaşama şartı yoktur. Yakın ilişkiler arasında meydana gelen bu şiddet, boşanmış veya ayrı yaşayan kişiler veya nişanlı bireyler arasında da olabilir.

Şiddet genelde bir döngü halinde devam eder. Bireylerden bir tanesi şiddete uğradıktan sonra tekrar tekrar şiddetin farklı şekillerine maruz kalmaya devam eder. Bu şiddetin devam edeceğini bilmek, önlem alabilmek açısından oldukça önemlidir.

Şiddetin türleri nelerdir?

Şiddetin tek bir şekli olmadığı gibi bunu anlamak ve anlamlandırmak açısından, uğradığım şey şiddet mi sorusunu sıkça sormak gerekir.

Fiziksel şiddet; Sarsma, uyutmama, tokat atma, tekmeleme, uzuvları bükme, sigarayla yakma, çeşitli aletlerle yaralama, uzuv kaybına neden olma, aç bırakma, cinayete ve de intihara yol açma gibi örnekler çoğaltılabilir. Fiziksel şiddet kendini somut olarak en çok gösteren ve aynı zamanda uğrayan kişinin farkına kolaylıkla varabildiği bir şiddet şeklidir.

Cinsel şiddet; Sarkıntılık, istenmeyen öpme, tecavüz, dokunma, temas, taciz, istismar ve fuhuşa zorlama bu kapsama girmektedir. Eşi bile olsa kişinin rızası olmadan yapılan her türlü cinsel eylem tacizdir, tecavüzdür bunu bilmekte çok büyük fayda olduğunu söylemek gerekir.

Psikolojik şiddet; Kişiye yönelik aşağılamada bulunmak, bedeni üzerinden yapılan şakalar, küfür etmek, tehdit etmek, eleştirmek, bağırmak, sorgulamak, başkalarının yanında zor durumda bırakma, istemediği şeylere zorlamak, alay etmek, sosyal çevreyle ilişkisini engellemek, zorla evlendirilmek, küçümsemek, ilgilenmemek ve suçlamak gibi davranışlar şiddetin farklı ve fark edilmeyen yönüdür. En tehlikeli şiddet türlerinden biridir, kişiyi benlik saygısından uzaklaştırır.

Ekonomik şiddet; Bireyin kazancına el koymak, yaptığı işin değersiz olduğunu söylemek, para harcamasına izin vermemek, harcanan paranın hesabını aşağılayarak sormak, çok az para bırakarak evi çekip çevirmesini istemek ve zorla çalıştırmak gösterilebilir.

Şiddetin çocuklar üzerindeki etkileri nelerdir?

Aile içi şiddette çocuklar baş kahramandır. Kendisi şiddete maruz kalmamış olsa bile, maruz kalan ebeveyninin duygularını sezer ve anlar. Yaşı ilerledikçe de yüksek olasılıkla şiddete maruz kalan ebeveynine destek olmaya çalışır ve onun duygularına fark etmeden ortak olur.

Şiddete maruz kalma ya da tanık olma hali sonrasında çocuklarda sıklıkla gözlemlenen davranışlar; Okul başarısında düşüş, öfke nöbetleri, ağlama krizleri, gece alt ıslatma, içe kapanma, saldırganlaşma, evden çıkmak istememe, şiddet gören ebeveynin başına her an kötü bir şey gelecek korkusu, ebeveyne yapışmak olarak sıralayabiliriz.

Erken yaşlarda şiddet gibi olumsuz deneyimler yaşayan çocuklar ebeveynleri ile güvenli bağlanma geliştiremez.  Dünyada ilk ilişki kurduğu kişiler olan ebeveynlere güvenmeyen çocuk, artık tüm dış dünyayı tehdit olarak algılar.  Akran ilişkileri, okul yaşantısı, öğrenme süreci gibi birçok önemli alanda kendi potansiyelinin çok altında olumsuz yaşantılar sergilemeye başlayabilir. Endişeli çocuklar, depresyon, kaygı, abartılı korkular, uyku problemleri gibi psikolojik sıkıntılar yaşayabilirler. Bir diğer riskli olasılık ise bu çocukların, akranlarına şiddet uygulama eğilimleridir, şiddetin sonradan öğrenilen bir şey olduğunu ve ne verirsek çocuğumuzdan onu alacağımızı unutmamamız önemlidir.

Şiddete maruz kalan ve maruz kalmaya devam eden çocuklar için erken müdahale çok önemlidir.  Erken müdahale ile şiddetin çocuğun hayatındaki olumsuz izlerin silinmesini ya da hafifletilmesi sağlanabilir.

Aile içi şiddet

Aile terapisinin, aile içi şiddet çözümünde kullanımı;

Terapinin amacı aile bireylerini, birbirleriyle olan etkileşimlerini, rollerini, sınırlarını, geniş aileyle olan ilişkilerini, inceleyerek ailenin bütünlüğünü sağlamak, dengeye ulaşmasına yardım etmek, çatışmaları olumlu bir şekilde çözümlemek ve stres durumları için baş etme becerilerini öğretmektir.

Terapinin hedefleri;

Psikolojik ve fiziksel şiddeti azaltmak/ sonlandırmak.
Çiftlerin şiddet davranışının sorumluluğunu almasını sağlamak.
Kadın/erkekte öfkelendiren düşünceleri tanıma ve kontrol etmesini sağlamak.
Etkili iletişim kurmalarını sağlamak.
İlişki olumlu duyguları arttırmak.
İlk görüşmede terapistin soracağı sorular önem taşır. Şiddetin olduğu bir ailede terapinin devam edip edemeyeceğine yön verir.

Şu an tedaviye neden geldiler?
Evliliklerinde majör problem nedir?
Psikolojik ve fiziksel şiddetin kapsamı nedir?
Çift birlikte ve sırayla konuşabiliyor mu?
Aralarındaki tartışmalar ne sıklıkla şiddet doğuruyor?
Bu en son ne zaman oldu?
Yaşadıkları en kötü şey neydi?
Erkek /kadın davranışlarının sorumluluğunu üstlenmeye hazır mı?

Şiddetin olduğu bir ailede çiftlerle aynı anda çalışmak her zaman işe yaramaz çünkü şiddet gören tarafın duygularını açabilme konusunda çekincelerinin olacağını unutmamak gerekir.

“Şiddet onaylanmaz ve kabul edilmez, herkes ilişkideki olumsuz davranışlarının sorumluluklarını almalıdır” mesajını vermek aile içinde olan kaygıyı bir miktar giderecektir. Yeterince örselenmiş olan ilişkinin bitmesi ya da sağlıklı bir biçimde devam etmesi adına çiftlerin yardım almaları önce bireysel daha sonra çift olabilmek adına önem taşımaktadır. Aile ile çalışmak toplumun tüm bireylerine temas etmek demektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.