Ailelerin Evliliğe Etkisi

İlişkilerin kalitesini, sürdürebilirliğini, uyumunu ve bunun gibi birçok konuyu etkileyen çok farklı etken bulunmaktadır. Bütün bu etkenler, ilişkide çiftin bireysel katkıları kadar yönlendirici özellik taşırlar. Bu etkenler arasında diğerlerine nazaran daha geri planda tutulan, hatta bazı durumlarda göz ardı edilen, ancak en büyük etkiye sahip faktörlerden biri çiftlerin aileleridir. Özellikle ilişkilerin başlangıç sürecinde en son dikkat edilen ya da hiç önemsenmeyen aile konusu aslında ilişkinin süreci üzerinde en büyük etkiye sahip faktördür.

Ne kadar eşin ailesinin ya da kişinin kendi aile fertlerinin devam eden ilişki üzerinde az etkili ya da etkisiz olacağı düşünülse de aslında partnerin ailesiyle yürütülen ilişki partnerle yürütülen ilişkinin en büyük destekleyicilerinden ve yönlendiricilerinden biri niteliğindedir. Aileler, sevgililik döneminde ilişkinin ne yöne evrileceğine, evlilikte ise bütün sürece dair olumlu ya da olumsuz katkıda bulunurlar. Sevgililik döneminde de büyük etkiye sahip olan ailelerin önemi evlilikte katlanarak artar.

“Onun annesi, babası, kardeşiyle değil, onunla evleniyorum.” herkesin hayatında bir kez olsun duyduğu, belki de direkt kendisinin söylediği bir sözdür. Bir açıdan bakıldığında doğruluğu olan bir söz olsa da aslında durum bu kadar basit değil. Evet, ilişkiyi sevgilimizle yaşıyoruz, evet, sevgilimizle evleniyoruz. Ama partnerimizi tamamen ailesinden bağımsız düşünmek, onların etkilerini yok saymak doğru bir tutum olmaz. Aynı şekilde bu kendi ailemiz için de geçerliliği olan bir durum.

Ailelerin Evliliğe Etkisi / Müdahalesi Oluyor mu?

Hiçbir anne baba çocuğunun kötü bir ilişki yaşamasını ve bunun nedeninin kendisi olmasını istemez. Ancak aileler, yaptıkları bazı müdahaleler ve sınır ihlalleri ile çocuğunun ilişkisi üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyorlar. Ebeveynlerin çocuğunun büyüdüğünü kabul etmemesi, çocuğu üzerindeki otoritesini korumak istemesi, gelin ya da damadını kıskanması, çocuğu ile ilgili her konuda söz sahibi olduğuna inanması gibi birçok nedenden dolayı farkında olmadan ya da bilerek ilişki üzerinde olumsuz bir etkiye sahip oluyorlar.

Genellikle ilişkilerde eşlerin aile faktörü olumsuz olarak görülse de bu durum her zaman böyle olmuyor. Ailelerin ilişkilere her zaman olumsuz ve yıpratıcı bir etkisi olmadığı gibi aksine ilişkiyi güçlendiren ve destekleyen bir etkisi de olabiliyor. Anne babalarından sağlıklı bir şekilde ayrılıp bağımsızlığını elde eden ve bir yeni bir aile kuran kişilerin ilk aileleriyle kurduğu sağlıklı ilişki destekleyici hatta onarıcı bir özellik taşır.

Ailelerin Evliliğe Etkisi

Olumsuz Aile Etkilerinden Kaçınma Yolları

Her ilişkide, evlilikte ailelerin neden olduğu büyük ya da küçük problemlerle karşılaşmak beklenen, olası bir durumdur. Burada önemli olan; karşılaşılan problemleri mümkün olduğunca büyümeden ve başka şeyleri de etkilemeden çözmektir. Aynı zamanda bu olası sorunlar için önceden alınacak bazı önlemlerle ailelerin ilişkilere olan olumsuz etkilerinden olabildiğince kaçınılabilir.

  • Her ilişkinin her iki taraf için de sağlıklı ilerleyebilmesi adına olmazsa olmazlardan birisi olan sınırlar, partnerin ailesiyle kurulan ilişkide de kaçınılmazdır. Açık ve net bir şekilde çizilen sınırlar, kişilerin birbirlerini tanımaları ve birbirlerine yaklaşımları için önemli bir yol göstericidir. Aynı zamanda en başta belirlediğiniz sınırlar sayesinde ilerleyen zamanlarda çocuklar devreye girince çıkacak olası çatışmaları da önceden engellemiş olursunuz.
  • Sınırlar konusunda dikkat etmeniz gereken en önemli nokta; sınırların sadece eşinizin ailesi için değil aynı zamanda kendi aileniz için de geçerli olduğu gerçeğidir. İki tarafın da artık eski düzenin devam etmediğini kabul etmesi, yeni düzende ilk aileden bağımsız olduğunuzu fark etmesi ve buna göre hareket etmesi gerekir.
  • İçinde bulunduğunuz durum ne kadar zor ve karmaşık olursa olsun herkesten önce eşinizi dinlemekten vazgeçmeyin. Sorunu öncelikle kendi aranızda çözdükten ve ortak bir noktada buluştuktan sonra hareket edin. Başka kişilerin düşünceleri ya da sözleriyle ilişkinizi yönetirseniz en ufak sorun içinden çıkılmaz bir hal alabilir.
  • Anne babanızı ne kadar çok sevseniz de, hayatlarınızda hiçbir zaman doldurulmayacak çok büyük yerleri olsa da artık onların otoritesi altında, onların söz sahibi olduğu bir hayat sürmediğiniz gerçeğini fark etmelisiniz. Kurduğunuz bu yeni ailede asıl karar mercii sizsiniz.
  • Partnerinizin ailesiyle girdiğiniz tartışmaların, çatışmaların temelde eşinizle olan ilişkinize zarar verdiğini unutmayın. Eşinizin ailesiyle girdiğiniz tartışmalar eşinizi arada bırakır. İyi bir eş mi yoksa iyi bir evlat mı olacağı konusunda bir seçim yapma zorunluluğuna neden olabilir. Bu nedenle sorunları büyümeden ve bireyselleştirmeden çözüm yolları arayın.
  • Her zaman eşinizle olan ilişkinizi öncelik olarak alın. Anne babalarımızın hayatlarımızdaki önemi yadsınamaz. Ancak bu yeni kurduğumuz düzende ilişkimizi olası tehditlerden korumak, eşinizi de kendinizi de arada kalmaktan kurtaracaktır.

Aile İçi ve Aileler Arası İletişimi Kuvvetlendirme Yolları

Eşinizle birlikte kendi çekirdek ailenizi kurarken eşinizin ilk ailesiyle yani kendi anne, baba, kardeşiyle olan ilişkinizi, bağınızı kuvvetlendirmek için dikkat edilecek bazı noktalar:

  • Yeni kurulan ailenin eski ailelerle bağını kuvvetlendirmek için iki tarafın da ailesiyle vakit geçirin ve bu süreçte birbirinizi tanıyın. Ancak bunu bir görev ya da zorunluluk gibi değil, onları gerçekten tanımak ve ilişkinizi güzel bir temel üzerine kurmak için yapın.
  • Olumsuz etkenlerden kaçınmak için koyulan sınırların aynı zamanda aileler arası iletişime de olumlu etkisi olacağını unutmayın. Koyduğunuz sınırlar sayesinde herkes birbirinde nelere dikkat etmesi gerektiğini, neler yapıp neler yapmaması gerektiğini daha iyi bilecek ve bu yönde hareket edecektir. Bunların sonucunda da olası çatışmalar önlenecektir.
  • Mesafe koymaktan kaçınmayın. Özelikle çocuk olduktan sonra anne babaya koyulan mesafe ilişkilere zarar vermez, düşünülenin aksine ilişkilerin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur. Ailelerin birbirleriyle olan ilişkisinde dengeyi sağlar. Ancak en çok dikkat edilmesi gereken nokta; mesafe koymak demek ilişkiyi kesmek demek değildir.
  • Her zaman samimi olun. Bir sorun yaşadığınızda da birlikte zaman geçirirken de ya da sizi rahatsız eden bir durumu açıklarken samimiyetle yaklaşın. Aynı şekilde karşı taraf da sizinle bir şey paylaştığında gerçekten orada olun.

Çift terapisi alanındaki diğer yazılarımız için tıklayın!

Uzman Klinik Psikolog Beliz EREREN

Dedio Psikoloji Ataşehir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.