Daha yeni tanıştığımız bir kavram olan ‘’akran zorbalığı’’ aslında yaşamımızda yeni olmayan bir kavram. Okul yıllarımızda hepimiz en az bir kez zorbalığa uğrayan yada zorba olan rolünü layıkıyla üstlenmiş ve yaptığımızın yada yaşadığımızın ne anlama geldiğini sorgulamamışızdır. Ama ne olursa olsun o yaşlarda yaşadığımız şeyin bize ne hissettirdiğini unutamayız. Aynı şeyleri şimdi çocuklarımızın da yaşıyor olması çok muhtemel. Ergen danışanlarımda bu tarz olaylara çok sık rastlıyorum.Danışanlarım olayları tanımlarken;mağdursa zorbalığı yapan kişiyi sadece ‘o kötü biri’ olarak nitelendiriyor. Eğer zorbaysa ‘o bunu hak ediyor’ olarak tanımlıyor. En başında söylediğim gibi zorbalığı  yapanda,zorbalığa uğrayanda ne olduğunun tam olarak farkında değil.

Akran zorbalığı nedir? Neleri kapsar?

Çocuklarda zorbalığa uğramak onlar için ne ifade eder? Zorbalığa uğrayan çocuk bunu anlatırsa ne yapmalıyız? Gibi birçok alanda anlatılması ve anlaşılması gereken bir konu olarak görüyorum akran zorbalığını.

Akran zorbalığı; aynı yaş grubunda olan kişilerin, birbirlerine yada tek bir kişiye karşı sözel, fiziksel zarar verici davranışlarda bulunmasıdır. Çocukların bu davranışlarının kötü olduğunu anlaması zaman alabilir. Bu konu hakkında öğreti ailede ve okulda  başlamalıdır. Aksi taktirde çocuk korkar ve bu yaşadığının kendisiyle alakalı olduğunu ve güçlü duramadığı için bu tarz yıkıcı davranışlarla karşılaştığını düşünebilir. Aynı durum zorbalığı yapan çocuklar için de geçerlidir.

Zorbalığı dört maddede anlatabiliriz:

Fiziksel zorbalık; Vurmak, tekme atmak, tırmalamak ve tükürmek,arkadaşının eteğini kaldırmak gibi çok sık rastlanan  davranışlar fiziksel zorbalığın içindedir.

Sözel zorbalık; isim takmak, alay etmek, iğnelemek, küçük düşürmek, hakaret etmek, söylenti çıkarmak gibi davranışlar sözel zorbalığın içindedir.

Sosyal zorbalık; Dışlama, bilerek görmezden gelme, yok sayma, arkadaş ortamlarına çağırılmama gibi davranışlar ise sosyal zorbalığa örnektir.

Siber zorbalık; Teknolojinin her alana girmesiyle kendini gösteren, Sms, E-posta, sohbet odaları yolu ile veya sosyal medya hesapları üzerinden zarar verici yazılar, ve online resimler yayınlayarak teşir etme gibi davranışlarda siber zorbalığa örnektirler.

Peki ebeveynler çocuklarının zorbalığa uğradığını nasıl anlamalı kısmıda en can alıcı noktalarda birtanesi. Çocuklar bu tarz konularda daha ketum davranabilir. Ama çocuğunu tanıyan ebeveyler iyi birer gözlemci olmak zorundadırlar.

Birçok çocuk zorbalığa uğradığını anlamasını beklemek,bu konuda eğitilmemiş ise boşa bir bekleyiş olur. Çocuğun ‘’Ben zorbalığa uğruyorum’’ şeklinde ifade etmesi bir hayli zordur..  

Peki öğretmenler ve ebeveynler bunu nasıl anlayabilir?

Çocuk aslında davranışlarıyla bu uyarıları verir. Çocuk eğer, okula gitmek istemiyorsa, okul servisine binmemek için farklı yollar arıyorsa, çocuğun eşyalarının sıklıkla yok olduğunu veya zarar gördüğü gözlemliyor iseniz, okuldaki arkadaşlarından bahsetmekten kaçıyorsa, okul dışı zamanlarda okul arkadaşlarıyla görüşmek istemiyorsa,kendisini yıkıcı bir şekilde eleştriyor ise, açıklayamadığı yara  izleri varsa, yemek yeme, uyku, oyun gibi alışkanlıklarında değişiklikler varsa ve öfke patlamaları, ağlama krizleri vb. gözlemleniyor ise bu işaretler çocuklarının akran zorbalığına maruz kaldığının işareti olabilir.

Zorbalığa uğrayan çocuğa nasıl destek olunmalı?

Öncelikle öğretmenlerin bu konuda çok bilinçli  olmaları beklenir aynı zamanda bu konuda farkındalık yaratmak öğretmenlerin mutlak görevidir. Çocuk bunu zorbalığa uğradığı mekan dahilinde ilk öğretmeniyle paylaşacaktır. ‘’Arkadaşını şikayet etmemelisin’’ gibi cümleler hem zorbalığa uğrayan çocuğu susturulmasına hemde zorbalığı yapan çocuğun şiddetini arttırmasına sebep olur. Unutmamalıyız ki susmak onay vermektir.

Ebeveynler; öncelikle çocuğunuzun maruz kaldığı sıkıntıları açık uçlu sorular sorarak anlamaya çalışın. Asla çocuğunuzu zorbalığa uğradığı için suçlamayın.’Sende vursaydın,elin armut mu topluyor?’’gibi geleneksel intikamcı cümlelerden uzak durun. Çocuğunuza zorbalığın kesinlikle kabul edilemez olduğu vurgulayın. bu durumun kendisinin suçu olmadığı konusunda ikna etmeye çalışın.

Çocuğunuza bu konuda rehberlik edin ve bu durum ile nasıl baş edilmesi gerektiği üzerine birlikte çözüm arayın. Çocuğunuz çözüm arama konusunda aktif bir rol oynamasını sağlayın.

Okul yönetimi ve okul rehberliği ile iletişime geçerek yapılan zorbalığın ne olduğunu ve bu konuda zorbalık önleyici çalışmaların yapılmasını isteyin. Çocuğunuzun  olumlu sosyal ilişkileri deneyimlemesine olanak sağlayın ve ona başka sosyal alanlarda var olabileceğini görmesine yardımcı olun.

Zorbalık döngüsünde mağdur yada zorba olarak yer alan çocukların mutlaka psikolojik destek almaları gerekir. Yardım sağlanamadığında bu çocuklarda  yoğun kaygı, depresyon, somatik belirtiler fiziksel sebebi olmayan baş ağrısı, mide ağrısı, intihar riski ve okulu terk etmek gibi davranışlar görülebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.