Herkes kaygılı,endişeli,gergin,korkmuş,sinirli veya paniklemiş hissetmenin neye benzediğini yaşamıştır.Genelde kaygı sadece can sıkıcıdır ama bazen sizi çıldırtacak noktaya getirir ve yaşamınızda gerçekten yapmak istediğiniz şeyleri yapmaktan sizi alıkoyabilir. Fakat sizin için oldukça iyi haberlerim var: Kendinizi nasıl hissedeceğinizi değiştirebilirsiniz.Yazıma başlarken anksiyete nedir diye başlamak istiyorum.Psikolojide biraz daha bu kelimeyi süslemişler ve bize anksiyete diye sunmuşlar oysa kaygı ile  anksiyete aynı anlamdadır. Anksiyete toplumun %18’ini kapsayan bir psikolojik durum bozukluğudur. Kendinize karşı;‘Bu durumu sadece ben yaşıyorum,ne yapacağım?’ gibi söylemlerde bulunabilirsiniz;ancak araştırmalara göre birçok insan bu konudan muzdarip durumda.Kaygı yaşayan bireyler panik seviyelerinin yükselmesiyle beraber bulunan durumu daha kötü görme eğilimi göstermektedir.Kaygıyla savaşan bireylerde, bu his öylesine kuvvetlidir ki hiç geçmeyecekmiş gibi gelir. Araştırmalarıma göre, anksiyetenin altta yatan birçok nedeni olabilir. Çocukluk ve ergenlik döneminde yaşanan travmalar,hayat standartları,yas süreçleri ve genetik faktörler en belirgin olanlarıdır.

Kaygıyı Hangi Seviyede Problem Olarak Görmeliyiz?

Kaygının bizim hayatımızdaki işlevselliğini bozduğunu düşündüğümüz yer de bir sorun var diyebiliriz. Peki bu nasıl olabilir? Örnekle açıklayacak olursak; işinde oldukça başarılı olan bir avukatın yineleyici biçimde ya dava kaybedersem,ya kazanamazsam, ya aileme bakamazsam,ya işimi kaybedersem gibi düşüncelerinin hayatını olağandan daha fazla etkilemesi ve bunun sonucunda işini yapamaz duruma gelmesi.Anksiyete, kendini ruhsal durumda gösterdiği gibi fizyolojik olarak ta gösterir.Bunlar; terleme,titreme,çarpıntı,ellerde uyuşma vs şeklindedir.Genelde kaygı duyan bireylerin kan basıncının ve kalp atışının artması ile vücutları yorgun düşer.Kişi kendini sinirli,gergin,huzursuz hisseder.Bu gibi durumlarda kaygı problem olarak görülmeli ve en yakın psikoloğa başvurulmalıdır.

  • Kronik Endişe:

Burada sürekli olarak aileniz,sağlığınız,kariyeriniz ya da maddi durumunuz ile ilgili endişelenirsiniz.Mideniz bulanabilir ve sanki devamlı kötü bişey olacakmış gibi hissedersiniz.Ancak, siz sorunun ne olduğunu tam anlamıyla anlayamazsınız.

  • Korkular ve Fobiler:

Aslında hepimiz bu alanda biraz daha bilgi sahibiyizdir.Çünkü, 100 insandan 90’nının korkuları ve fobileri var.İğneden,kan görmekten,yükseklikten,araba kullanmaktan,uçaktan,asansörden,sudan,örümcekten,yılandan,köpekten,fırtınadan,depremden yada kapalı alanlarda kalmaktan korkuyor olabilirsiniz.

  • Performans Kaygısı:

Her yaşta bireyin sahip olabileceği bir kaygı türüdür.Herhangi bir sınava girseniz veya başka insanların önünde bir iş(konuşma,dans,gösteri vs) donar kalırsınız.Ergenlerde,sınav kaygısı olarak çok görülmektedir.

  • Topluluk Önünde Konuşma Kaygısı:

Ne zaman bir topluluk önünde konuşacak olsanız gerilirsiniz.Nedeni, ‘Ellerim titreyecek ve ne kadar gergin olduğumu herkes anlayacak.’ diye düşünmenizdir. ‘Aklımdaki herşey gidecek ve tam bir aptal olduğumu düşünecekler.’ ve ‘Herkes bana acıyacak üzülecek veya dalga geçerek benim nasıl birisi olduğumu anlayacak.’ şeklinde dersiniz.

  • Utangaçlık:

Sosyal ortamlarda kendinizi gergin hisseder ve sürekli kendinizi seyredersiniz.Genellikle kendinize şunları söylersiniz;

‘Herkes ne kadar rahat görünüyor ancak benim söyleyeceğim hiçbişey yok.Ne kadar utandığımı ve beceriksiz olduğunu görüyorlar, benim tuhaf ve ya ezik birisi olduğumu düşünüyor olmalılar.Böyle hisseden tek kişi ben olmalıyım ve bende yanlış olan şey ne?.’

  • Agorafobi:

Agorafobide yalnız başınıza evden çıkmaya korkarsınız nedeni ise çok korkunç bir şey olacak diye düşünürsünüz hatta ve hatta belkide panik atak geçirecek ve hiç kimsenin size yardımcı olmayacağını aklınızdan geçireceksiniz. Dışarıda bulunan meydanlar(açık alanlar),köprüler,kalabalık yerler,süpermarkette kuyruk beklemekten veya toplu taşıma kullanmaktan korkabilirsiniz.

  • Takıntı ve Zorlantılar:

Kimi zaman kafanızdan atamadığınız takıntılı düşünceler ve korkular olabiliyor ve bunları kontrol altına alabilmek için beyniniz mantık dışı ritüeller geliştiriyor.Biz bu ritüellere zorlantı adını veriyoruz.Kendinizi adeta kapana kısılmış gibi hissedebilirsiniz.Örneklendirecek olursak, etrafın pis olma korkusu(mikroplar var düşüncesi) sizi yer bitirir ve ellerinizi günde 20-30 kez yıkarsınız.Başka bir açıklama ise, evden çıktığınızda evi kitleyip  kitlemediğinizi defalarca kontrol etmek istemeniz gibidir.

  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu:

Burada duyduğunuz kaygı aylar ve ya yıllar öncesinde yaşamış olduğunuz,tecavüz,taciz,işkence ve ya cinayet gibi zorlu bir duruma dair anılarınızın tekrar ortaya çıkması kaynaklanmaktadır.Geçmişten gelen bu sahnelere flash-back diyoruz ve bu durumda iseniz olası anksiyete duyma durumunuz olabilir.

  • Dış Görünüşünüzle İlgili Kaygılar( Vücut Dismorfik Bozukluğu):

Dostlarınız,arkadaşlarınız,aileniz her ne kadar sizin görünüşünüzün iyi olduğunu söylese de görünümünüzde bir acayiplik ve ya anormallik olduğu hissi ile kendinizi tüketirsiniz.Göbeğinizin olduğunu,burnunuzun şekilsiz olduğunu,ellerinizi yamuk olduğunu,vücudunuzun orantısız olduğunu düşünürsünüz.Bu süreçte zamanınızın en büyük dilimini estetik cerrahlarla veya var olan kusuru düzeltmek için aynalarla geçirirsiniz.Tüm nedeni ise,herkesin sizin ne kadar  çirkin görünümünüz olduğu fikrine tamamen inanmanızdır.

  • Sağlığınızla İlgili Endişeler(Hipokondriazis):

Acı,ağrı,sersemlik,yorgunluk veya başka yakınmalar ile ilgili doktor doktor gezersiniz.Genelde, doktorlar hiçbir sağlık sorununuz olmadığı konusunda size güvence verse de siz çok kötü bir hastalığım var düşüncesinden çıkamazsınız.Bir kaç gün normal hissedersiniz ancak daha sonra tekrar takıntılı düşünceler meydana çıkar.

Anksiyete İle Nasıl Başa Çıkarız? Tedavisi Mümkün Müdür?

Anksiyetenin tedavisi tabii ki mümkündür.Bu tedaviler ilaç tedavisi psikoterapi şeklinde ortaya çıkıyor. Günümüzde,psikoterapiler medikal tedavilerin önüne geçti diyebiliriz. Psikoterapinin kaygı bozukluklarında ki rolü oldukça fazladır.Peki biz bu anksiyete denilen durumla nasıl başa çıkabiliriz? Bunun cevabını kısaca ufak notlar vererek sizlerle paylaşacağım:

  • Problemlerden kaçıp saklanmamaya çalışın.
  • Henüz gerçekleşmemiş şeyler için endişelenmeyin
  • Kafanızda dolaşan düşünceleri durdurmaya çalışın ve önemsememeye özen gösterin.
  • Kendinizi çok dinlememeye dikkat edin ve ‘Sakin Olun’.
  • Anksiyeteden kurtulmaya çalışmayın dengeyi kurmayı deneyin.
  • Kaygının ana sebebi bir kişi olabilir ve o kişilerden belli zaman aralığında uzak durmak en iyi olabilir.
  • Zaman sizin için oldukça değerli ve anksiyete bunu sizden çalmak için çok uğraşır bu nedenli ‘Yaşamaktan Vazgeçmeyin’.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.