çalışan anne olmak
Çalışan Anne Olmak

Günümüzde kadınların kimi ekonomik zorunluluktan kimi ideali, isteği bu olduğundan çalışma hayatındaki yeri günden güne artıyor. Çalışan kadın sayısındaki bu önemli artışla beraber hayatımıza da önemli bir kavram girdi “çalışan anne”. İş hayatı ve annelik kendi başlarına önemli sorumluluklar getiren ve zorlu iki konuyken ikisini bir arada götürmek, aralarında bir denge kurmaya çalışmak bazen işin içinden çıkılmaz bir hal almasına neden oluyor.

Çalışan Anne Olmak

Çalışmanın getirdiği bağımsızlık ve güven duygularının, ayakları yere basan bir duruşun yanında özellikle anne olan kadınlar için çocuklarıyla vakit geçiremedikleri için suçluluk duygusu, yetersizlik hissi, çocuk bakıcısı arayışı gibi olumsuz duygu ve konular da beraberinde geliyor. Yapılan araştırmalar çalışan annelerin yarısından fazlasının bu duygu ve endişeleri paylaştığını gösteriyor. Çalışan anne olmayı bir bakıma “çocuklarıyla yeterince ilgilenmeyen anne” olarak görmeye başlamak ya da bunu ne kadar yaptığını sorgulamak çalışan anneleri daha da zorluyor.

Çocuğumla Yeteri Kadar İlgilenebiliyor Muyum?

“Çalışıyorum, çocuğumla ilgilenemiyorum.”, “Çocuğumla yeteri  kadar ilgilenebiliyor muyum?”, çalışan annelerin kendilerine çocuklarıyla ilgili dile getirdikleri ve durmadan düşündükleri en büyük endişeleridir. Bu sorgulamanın temelinde alışılagelmiş düzenin değişmesi yatıyor. Yani, annelerin çalışmadığı, sürekli evde çocuklarıyla ilgilendiği bir düzen varken şimdi anneler çalışıyorlar ve çocuklarıyla eskiye nazaran çok daha az vakit geçiriyorlar. Bu da çalışan anneleri çocuklarıyla olan ilişkilerini sorgulamaya itiyor.

Çalışan diğer herkes gibi çalışan anneler de günün büyük bir bölümünü evden ve çocuğundan uzakta geçirmek durumunda kalıyor. Bu durum, doğal olarak çocukla geçirilen süreyi kısaltıyor. Ancak daha az vakit geçiriyor olmak, çocukla ilgilenilmediği ya da ilgilenilemeyeceği anlamına gelmiyor. Eğer birlikte geçirilen en küçük andan bile zevk almaya çalışılıyor, bir şeyler paylaşılıyorsa ve anne ile çocuk arasında sevgi ve güvene dayalı bir bağ kurulduysa bunlar neden yetersiz olsun? Birlikte geçirilen o anlarda birlikte olmanın tadını çıkarmak çok önemli. Bunun yerine kaçırılan zamanlara, fırsatlara odaklanılırsa bir bakıma korkulan şey gerçekleşir ve anneler çocuklarıyla verimli, gerçekten onlarla oldukları zamanları kaçırmış olurlar.

Çalışan anne, çocuğuna yeterli ve gerekli şekilde ilgi ve sevgisini gösteriyorsa, bakımını yapıyor, ihtiyaçlarını karşılıyor ve en önemlisi çocuğuyla bağ kuruyorsa çocuğun gelişimini ve annesiyle gerçek bir ilişki kurmasını engelleyen bir durum olmaz. Önemli olan bu durumları gerçekleştirebiliyor olmak.

Çalışan annelere tavsiyeler
Çalışan Anne Olmak

Çalışan Annelere Tavsiyeler

  • Her şeyden önce siz işteyken çocuğunuzu emanet ettiğiniz kişi konusunda içiniz rahat, güveniniz tam olmalı.
  • Önemli olan çocuğunuzla 24 saat geçirmek değil, geçirdiğiniz zamanın ilişkiniz ve çocuğunuz için kaliteli ve değerli olmasıdır. Ancak, bu aşamada bazen kaliteli vakit geçirmek yanlış anlaşılabiliyor. Kaliteli vakit geçirmek, çocuğunuza bir şeyler öğretmeniz, ona öğretmenlik yapmanız demek değildir. Çocuğunuzla bağ kurduğunuz, ilişkinizi kuvvetlendirdiğiniz o anlar, saatler gerçek kaliteli vakit geçirmedir. Ona vereceğiniz güven duygusu, “seviliyorum” hissi okulda da öğrenebileceği şeylerden çok daha değerli.
  • Çalışan anne olmanın getirdiği suçluluk duygusuyla hareket etmeyin. Çocuğunuzun her istediğine tamam demek, her istediğini almak ya da sınır koymamak bir telafi, ona yaptığınız bir iyilik değil, aksine gelecekte zorluklar yaşayacağı ve onu olumsuz etkileyecek bir davranıştır. Onu sevdiğinizi her şeye evet diyerek göstermeye çalışmayın.
  • Çocuğunuz ne olursa olsun istediği, ihtiyacı olduğu anda size ulaşabileceğini bilsin. Bu güvence ona vermek istediğiniz değerlisin, benim için önemlisin mesajlarının temelini oluşturur. Her an yanında olmasanız da her zaman onun için orada olduğunuzu bilmesi gerekir.
  • Eve geldiğinizde ev işleri ya da halletmeniz gereken başka işleriniz olduğu için çocuğunuzla vakit geçiremiyorsanız onu işinize dahil edin ya da siz işinizi yaparken onunla sohbet edin. Örneğin yemek hazırlarken çocuğunuzdan yaşına uygun şekilde yardım isteyebilirsiniz, böylece birlikte vakit geçirmiş olursunuz. Ütü yaparken bir yandan da çocuğunuzla gününün nasıl geçtiğini, onu heyecanlandıran şeyleri konuşun.
  • Çocuğunuzla vakit geçirmek için bir rutininiz olsun. Bunlar, eşinizin de dahil olduğu aile etkinlikleri olabilir. Örneğin sinema günü, oyun saati, gezme/tatil günü gibi.
  • İhtiyacınız olduğu zamanlarda eşinizden, diğer aile üyelerinden yardım istemekten ve yardım almaktan çekinmeyin.
  • Çocuğunuzla sağlıklı, sevgi ve güvene dayalı bir ilişki kurduğunuzda çalışma hayatınızın, çalışan anne olmanın, birlikte geçirdiğiniz sürenin uzunluğunun çok fazla önemi olmadığını kendinize hatırlatın.
  • Çalışan anne olarak hem kız hem de erkek çocuklarınız için iyi bir rol model olduğunuzu unutmayın. Aynı anda birçok işi yürüten, çalışkan, sorumluluk sahibi, kimseye bağımlı olmayan duruşunuzla çocuklarınız için güzel bir örneksiniz.
  • Her zaman her şeye yetişemeyeceğinizi, her şeyi kusursuz bir şekilde yapamayacağınızı kabul edin. İnsan olduğunuz gerçeğini göz ardı etmeyin.
  • Her şeye yetmeye çalışıp herkesi memnun etme telaşındayken kendinizi ihmal etmeyin. Kendinize zaman ayırmayı, kendinizi mutlu etmeyi unutmayın. Unutmayın ki siz iyi olduğunuz sürece çocuğunuza da iyi gelebilirsiniz.

 

Uzman Klinik Psikolog Beliz EREREN

Ataşehir Psikolog

Ergen, Yetişkin, Çift ve Aile Terapisti

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.