Çocuğum Çok Yaramaz
Çocuğum Çok Yaramaz

Yerinde durmayan, söz dinlemeyen, yapma dedikçe yapan çocuklara genellikle “yaramaz” diyoruz. “Çocuğum çok yaramaz, ne yapacağımı bilmiyorum.” diyen anne babaların sayısı hiç de az değil üstelik… Okullarda ise öğretmenler pek çok öğrencileri hakkında bu etiketi kullanarak yakınıyor. Yaramaz çocuklarla baş etmek ise yetişkinler için oldukça karmaşık, bilinmez ve yorucu bir konu. Nasıl baş edileceğine geçmeden önce bu çocuklar neden “yaramaz” bir bakmak lazım.

Öncelikle şunu anlamak gerekir ki bir çocuğun hareketli, enerji dolu, meraklı olması yaramaz olduğu anlamına gelmez. Bazen çocukların dünyayla ilgili deneyimlerinin ne kadar az, öğrenecek şeylerinin ise ne kadar fazla olduğunu unutuyoruz. Çocukların oyun oynamak istemeleri de yaramazlık değildir. Çocuklar oyun ile kendilerini ifade eder, yetişkin hayatını oyunları sırasında prova ederek deneyimler ve öğrenir.

Aşırı hareketlilik, dikkati toparlayamama, söz kesme, sıra bekleyememe, ardıl talimat alamama gibi  davranışların dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun belirtileri olabileceğini de unutmamak lazım.

Çocuğun Hayatında Sınırların Önemi

“Yaramaz” olarak adlandırdığımız çocukların pek çoğu aslında sınır problemi olan çocuklardır. Büyürken ailesi tarafından sınır konulmamış ya da yanlış sınır konulmuş çocukların istenmeyen davranışlarının, diğer çocuklara göre çok daha fazla olduğunu görüyoruz.

Pek çok anne baba çocuklarına her istediğini yapma özgürlüğünü vermek istese de tüm çocukların sınırlara ihtiyacı vardır. Belirgin ve istikrarlı sınırların olması çocuğun ileriki yaşamı için oldukça önemlidir. Çocukluk çağında doğru çizilmiş sınırlarla büyümeyen çocuklar, ebeveyn olduklarında kendi çocuklarına da sınır koymakta zorlanırlar. Bu durum hem ebeveyn hem de çocuk için oldukça yorucu bir hal alabilir. Bu yüzden çocuğa sınır koymadan önce belki de biraz kendi sınırlarımızla ilgili çalışabiliriz.

Sınır koyulmamış bir çocuk, uzay boşluğunda süzülen bir nesneye benzetilebilir. Yapılabileceklerin sonu yoktur ama aynı zamanda her şey belirsizdir. Gidilebilecek yollar ve seçim yapılmasını gerektirecek ayrımlar yoktur. Kocaman bir boşluk vardır ve çocuk bu boşlukta salınır durur.

Sınırları belirlemek çocuğunuzu başta kızdırabilir fakat sonra çocuğunuzun eskiye oranla çok daha huzurlu ve sakin olduğunu göreceksiniz. Çünkü sınırlar çocuğun hayatında netlik ve istikrarı sağlar. Bir çocuğun kendini güvende hissedebilmesi için en önemli kavramlardandır netlik ve istikrar.

Çocuğum Çok Yaramaz
Çocuğum Çok Yaramaz, Ne Yapacağımı Bilmiyorum

Çocuğum Çok Yaramaz, Ne Yapacağımı Bilmiyorum

  • Öncelikle aile bireylerinin tamamının katılımıyla ve elbette çocuğunuzu da dahil ederek evin içinde uyulması gereken kuralları net bir biçimde belirlemelisiniz. Herkesin bu kurallara uyması oldukça elbette önemli. “Evde bağırılmayacak” diye bir kural koyduktan sonra anne babanın birbirine bağırarak kavga etmesi, çocuğun umursamayacağı ve kurala uymayacağı anlamına gelir.
  • Çocuğunuzun oyun oynayabileceği, koşabileceği, enerjisini boşaltabileceği zamanı ona sağlayın.
  • Bazı zamanlar çocukların aslında yalnızca çevresindekiler tarafından fark edilmek için yaramazlık yaptığını görüyoruz. Çocuğunuza gerekli olan ilgi ve sevgiden onu mahrum etmeyin. Çocuğunuzu takdir edin. Ona vakit ayırın ve değerli olduğunu hissettirin.
  • Çocuğunuzun istediği olmadığında ağlama, ısrar etme, bağırma, vurma gibi olumsuz tepkileri olduğunda onu muhakkak yaptığı davranışın yanlış olduğu hakkında uyarın ve ona seçenek sunun. Dışarı çıkarken mont giymek istemeyen küçük bir çocuğa “Dışarı çıkmak için kırmızı montunu mu giymek istersin, mavi montunu mu?” diye sorduğunuzda montsuz çıkmanın bir seçenek olmadığını ona hissettirmiş olursunuz. Aynı zamanda seçimi kendi yaptığı için arzu ettiği özerklik hissini de elde etmiş olur.
  • Çocuklara yalnızca yapmaması gereken şeyleri değil yapması gerekenleri de söyleyin. Bazen çocuklar nasıl davranmaları gerektiğini bilmedikleri için istenmeyen davranışlarda bulunurlar. Bir çocuğa “Oyuncaklarını dağıtma!” demek pek de etkili bir yöntem değildir. Çocuğun bilmesi gereken şey, oyuncaklarıyla nerde istediği gibi oynayabileceği ve ardından oyuncaklarını tekrar oynamak istediğinde hazır olmaları için toplaması ve yerinde muhafaza etmesi gerektiğidir.
  • Sınır koyarken çocuğunuzun da kendine ait sınırları olması gerektiğini unutmayın. Çocuğunuzun bedeni hakkında bilmesi gereken sınırları öğretin, istemediği ve iyi hissetmediği kimsenin ona dokunmasına izin vermeme hakkı olduğunu bilsin mesela. Bir çocuğun, istemediği bir davranışa hayır diyebilmesi gerekir.
  • Çocuğunuzun eşyalarını almadan önce ondan izin isteyin. Bu aitlik kavramının gelişmesine yardımcı olur. Odasına girerken kapısını çalmak benlik saygısını güçlendirir. Çocuğunuzun da sınır koyabilmesi, sınırlara uyabilmesini destekler.
  • Çocuğunuzun olumsuz bir davranışında çocuğunuzu etiketlememelisiniz. Etiketler çocukları düşündüğünüzden daha fazla etkiler. Çocuğunuzu olumsuz davranışından ötürü aşağılamamalı, küçük düşürmemelisiniz.

Çocuğum Çok Yaramaz, Ne Yapsam İşe Yaramıyor

Aslında işin özü, evde sınırlar ve seçenekler olduğunda çocuk bunun dışarda da geçerli olduğunu bilmesi. Böylece kurallara uymakta zorluk çekmez. Daha önceleri de çok kez bahsettiğimiz gibi çocuklar kendilerine bakan kişilerden öğrenir hayatı. Bu nedenle istikrarlı ve net olmak oldukça önemlidir. Koyulan kuralların sizler için de geçerli olduğunu asla unutmamalısınız. Çocuğunuza gereken ilgiyi, dikkati ve sevgiyi vermeniz pek çok sorunun üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır. Yine de bu durumun üstesinden gelemediğinizi düşünüyorsanız bir uzmandan destek almanız iyi olacaktır.

 

Psikolojik Danışman Gamze Nur Belek

İstanbul Ataşehir Psikolojik Danışman

Çocuk, Ergen ve Aile Psikoterapisti

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.