Davranış bozukluğu nedir? önce onun bir tanımını yapalım isterseniz. Davranış bozukluğu çocuğun istenmeyen yönde davranışlar geliştirmesi durumudur. Davranış bozukluğunda çocuk içinde bulunduğu olumsuz ruhsal durumu beklenenin aksi tavır ve
davranışlar ile ortaya koyar.

Çocuklarda En Sık Görülen Davranış Bozuklukları Nelerdir?

  • Hırçınlık
  • Sinirlilik
  • Saldırganlık
  • İnatçılık
  • Yalan Söyleme
  • Tırnak Yeme
  • Saç Koparma
  • Alt Islatma
  • Dışkı Kaçırma
  • Yeme Bozuklukları
  • Uyku Bozuklukları
  • Okuldan Kaçma
  • Karşı Gelme
  • Konuşma Bozuklukları
  • Küfür argo kullanımı
  • Çalma

Çocuklarda en sık görülen davranış bozuklukları bunlardır.

Çocuklar neden davranış bozukluğu geliştirirler?

Davranış problemi birçok nedene bağlı olarak gelişebilen bir durumdur. Çocukta istenmeyen
yönde bir davranış oluşmaya başladığında bunun tek bir nedeni olduğunu düşünmek veya şu problemlerin altından şu nedenler çıkar demek pek mümkün değildir. İnsan zihni çok
karmaşık bir sistemdir. Mesela yeme bozukluğu ile karşımıza gelen bir çocuğun duygusu tek
bir nedenden kaynaklı olmayabilir. Örneğin annesi babası boşandığında da çocukta yeme
bozukluğu gelişebilir, okul fobisi yaşıyor olduğunda da aynı şekilde yeme bozukluğu
gelişebilir. Bu travmaların varlığında çocuk, yeme bozukluğu değil de saç yolma davranışı da
geliştirebilir. Yani çocuğun zihninde başa çıkamadığı bir duygunun varlığında davranışsal
birçok değişim görülebilir. Bu davranış değişimleri de farklı seyirlerde kendisini gösterebilir.

İnsan beyninin işleyişi ile istenmeyen davranışların ilişkisi

İnsan beyni sakinliği ve dinginliği sever. Ne çok olumsuz yaşantı ne çok fazla olumlu yaşantı
bizim beynimizin istediği bir durum değildir aslında. Mesela eylenmek için bir sohbet
ortamına gittiğinizi ya da bir tatile gittiğinizi düşünün. Uzun sohbet kahkaha sonrasında bile
zihnimiz sessiz sakin kalmak için bulunduğu ortamdan ayrılması gerektiği mesajını bize ileri
ve ne deriz hadi saat çok geç oldu biz artık evimize gidelim. Ya da tatile gittiğinizi düşünün.
Eğlendiniz gezdiniz tozunuz. Kahkahaların mutluluğun coşkunun tabiri caizse dibine
vurdunuz. Bir müddet sonra zihniniz artık o eğlenceden de sıkılmaya başlar. Çünkü sadeliği
dinginliği seven bir sistem vardır yaratılışımızda. Beyin, bu şekilde çalışır. Bir bebeği
gıdıkladığınızı düşünün onu coşkuyla güldürüyorsunuz bir zaman sonra bebek kahkaha
krizine girip ağlamaya başlayacaktır. Çünkü duygunun olumlu da olumsuz da olsa fazlası
zihnimiz için tolere edilmesi güç bir olguya sahiptir. Tüm bu bilgiler ne işimize yarayacak diye sorabilirsiniz. Anlatmak istediğim şu biz insanlar olumlu veya olumsuz bir duygu
yaşadığımızda sistemimiz bunu tolere edip edemeyişine göre analize başlar. Eğer başa
çıkamayacağımız bir duyguya maruz kalıyorsa zihnimiz davranışlarımız, beden tepkilerimiz
değişikliğe uğrar. Aşırı derecede coşkuya maruz kalan bir insanın zihni bu coşku karşısında
travma yaşar ve gelen duyguyu tolere edemeyip sistemini çökertir ve ishal olabilir, gözünden yaş gelebilir, kalp krizi geçirebilir, gibi gibi..

Peki ne yapmalıyız?

Duygusal olarak başa çıkamayacağı bir durumun varlığında çocuk sistemini çökertip
duygularını davranış bozukluğu şeklinde gösterebilir. Ve aslında çocuğun duygusal
problemde davranış problemi göstermesi çocuğun içe kapanmasından daha çok istediğimiz
bir şeydir. Neden? Burada olumsuz davranış da olsa çocuk duygusunu bir şekilde dışa
vuruyor. İçe kapanan çocuk duygusunu dışa vurmaz tam tersi duygusunu yaşayamaz. Ve bu durum bizim istediğimiz bir durum değildir. Peki şimdi soracaksınız çocuğun kardeşi oldu
şiddet içeren davranışlar geliştirmeye başladı bırakalım mı sevinelim mi bunu yapıyor diye?
Tabi ki de hayır. Burada söylemek istediğim çocuğun bu davranışını alkışlayarak karşılamak
değil. Burada görmemiz gereken çocuk bir şeyin tepkisini ortaya koyuyor. Duygusunu yaşıyor. Ağlama duygusu gelen bir insanı düşünün ağlayamıyor, diğeri de hüngür hüngür ağlıyor. İşte buna benziyor. Çocuk davranış bozukluğu ile duygusal tepkisini ortaya koyuyor yalnızca.

Bizim burada yapmamız gereken şudur: Çocuk davranış bozukluğu geliştirmeye başladığında onun bu davranışı neden yaptığını aslında neyin tepkisini ortaya koyduğunu fark etmeye çalışmak en öncelik adımımız olmalıdır! Çocuk olumsuz davrandığında ona şiddetle öfkeyle kızarak ceza uygulayarak problemi çözmeye çalışırsak; sonuç daha vahim bir hale döner. Burada yapmamız gereken çocuğun duygusunu anlamak ve ona saygı duymak.

İstenmeyen davranış geliştirdiğinde de onunla sakin bir dilde olması gerekeni izah etmek onunla onun anlayabileceği dilde sakin ve dingin kalarak iletişim kurmak olmalı. Bir çocuk istediğinizi yapmadığında size çevresine vurmaya başlıyorsa ona kullanmanız gereken cümle şu olmalı:

“istediğin oyuncağı sana almadığım için bana kızgınsın. Seni anlıyorum. Onu çok istediğini
biliyorum ama şu an onu sana alamam. Çünkü evde diğer oyuncaklarının sana yeteceğine
inanıyorum. Bana vurmanı istemiyorum. Bana kızgın olduğun için vuruyorsun ama ben bunu istemiyorum. Bana kızgınlığını sözcüklerle ifade edebilirsin ama bana vuramazsın ben de sana vuramam. İnsanlar kızdıkları zaman birbirlerine vuramazlar. Eğer bana vurmaya devam edersen, sanırım bir müddet oyuncaklarınla da oynayamayacaksın.” Şeklindeki cümleler etkili olacaktır. Ya da okuldaki arkadaşları ile kavga eden bir çocuk yanınıza geldiğinde ona bir daha kavga etme, onlarla oynama demek yerine arkadaşlarına karşı ne hissetti de şiddet içeren tavırlar geliştirdiğini anlarsanız onun duygusunu yatıştırmış olursunuz. Örneğin “Arkadaşın ile kavga etmişsiniz. Sen ona vurmuşsun o sana vurmuş. Sanırım birbirinize öfkelisiniz. Sence sen vurmak yerine ona ne söyleseydin sinirlenmemiş ve kavga etme ihtiyacı hissetmemiş olurdun?” Gibi cümleler çocuğun kendisini ifade etmesine, duygularını dile getirmesine ve problem çözmesine aracılık etmiş olur.

Peki yukarıda genellikle şiddet, inatçılıkla ilgili örneklerden bahsettim. Davranış bozuklukları
yazının en başında da maddeler halinde bahsettiğim birçok şekilde karşımıza çıkabilmektedir. Davranış bozukluğu yalnızca şiddet içeren davranışlar değildir. Çocuklar başa çıkamadıkları durumlarda birçok davranış problemi gösterebilirler. Bizim yapmamız gereken onu anlamaya çalışmak, problemin kaynağını görmeye çalışmak, onu cezalandırmadan onunla iletişim kurmak ve çocuğun duygusunu onarmaya çabalamak olmalıdır. Bazen olumsuz davranışlar kolaylıkla çözülemeyebilir. Bunun neticesinde de çocuk için profesyonel yardım almaktan çekinmemek gerekmektedir. Merkezimizde çocuklarda görülen davranış problemlerin çözümünde etkili olduğu kanıtlanmış oyun terapisi seansları
düzenlenmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.