Evlilik Öncesi Psikoloji

Evlilik, okyanusun içine dalmak gibi… Bazılarının zihninde geri dönüşü olmayan sonsuz bir yolculuk; bazılarında özgürlüğün kısıtlanması, bazısında da dünyanın en muhteşem yolculuğu… Mutlu bir yuva, çocuklar, birlikte sonsuza dek kocaman bir evet!

Evlilik, herkesin zihninde farklı anlamlar taşıyor olsa bu yolculuğa özgür iradesi ile adım atmaya karar vermiş hemen hemen herkes için olumlu anlamlar içerir.

Evlilik Öncesi Psikoloji

Evlilik düşüncesi beraberinde birtakım evlilik hazırlıkları sürecini de getirir. En çok bu süreçte çiftler arasında problem teşkil eden durumlar oluşmaya başlar. Öncesinde ne kadar uzun bir flört dönemi yaşanmış olursa olsun, bu flört döneminde ne kadar dengeli ne kadar güzel bir ilişki kurulmuş olursa olsun, birçok çift evlilik hazırlığında küçük veya büyük çapta kriz durumları yaşayabilmektedirler.

Evlilik Öncesi Psikoloji

Bir birey için evlenmeye karar veriyor olmak; bundan sonraki hayatına artık yalnız devam etmeyeceğini bilmek, evlilikte tek eşliliğin olduğunu bilmek, evlilikle beraber ilişkilerinde sorumluklarının da artacağını bilmek; tüm bunla, çiftlerde stresi de beraberinde getirecek durumlardır. Evet doğru okudunuz; stresi beraberinde getirecek durumlardır diyorum. Evlilik stresi neden beraberinde getirsin ki diye düşünebilirsiniz.

Partnerinizi çok seviyorsunuz onunla sonsuza dek evete hazırsınız; ama bilinçdışı olarak zihniniz evlilikle ilgili birtakım değişimler yaşayacak ve bu değişimleri tolere edebilecek bu değişime adaptasyon geliştirecek bir zaman dilimine ihtiyaç duyacak. Evlilik öncesi psikoloji tarafındaki bu karmaşa sizi yorsada sabırlı olmalısınız.  Şu şekilde düşünün bir iş değiştiriyorsunuz veya bir şehirden başka bir şehire taşınma kararı aldınız. Ya da öğretmensiniz ve başka bir okula tayin olmaya karar verdiniz veya oldunuz. Tüm bu süreçlerde bile ne olacağını tam olarak kestiremeyen, zihni korumakla yükümlü olan bilinçdışı dediğimiz kısım maksimum eforla çalışmaya başlayacaktır. Uykusuzluklar, sinirlilik, gerginlik, buluttan nem kapma, gittiğin yere bir müddet alışmaya çalışma, yabancı hissetme hepsi farklı farklı da olsa insanlarda gözlemlenen belirtilerdir. Çünkü değişim kaosu da beraberinde getirmektedir. Bu kaos bilinmezlikten ötürü oluşmaktadır. Bizim beynimiz bu şekilde çalışır.

Nişanlımla sürekli tartışıyoruz! Evlilik öncesi sevgilimle çok kavga ediyoruz! gibi sözleri çoğunlukla söylenir!

Farklılık, değişim, beynimizde stres oluşumunu tetikler. Oluşan stres sayesinde beynimiz daha iyi çalışmaya başlar. Neticesinde değişime adaptasyon geliştirmeye; var olan duruma uyum sağlamaya başlarız. Şunu deneyimlediniz mi hiç? “Yeni bir eve taşındınız eve gittikçe alışmaya başlarsınız başta eski ortamınızı özlersiniz ya da birisi ile flört etmeye başlarsınız ona başlangıçta hissettiğiniz duygu daha çok meraka ve onu tanımaya yöneliktir. Onu tanıdıkça, ortak paylaşımlar arttıkça ona alışmaya başlarsınız ve hissettiğiniz aidiyet duygusu pekişir. Daha çok zaman geçirmek istersiniz. Evlilik süreci de böyle bir süreçtir. Evlilik öncesi psikoloji bu güzel duyguları düşündüğünüzde çok daha kontrol edilebilir.

Uzun yıllar birliktelik kurduğunuz çok iyi tanıdığınız bir kişi de olsa, siz artık yolunuza sevgili olarak değil evli bir çift olarak devam edeceksiniz, evlilikle birlikte sorumluluklarınız da artacak, eşinizin ailesi ile olan ilişkileriniz, eviniz, vs hepsi sizin için aslında yeni bir başlangıç olacak. Bu heyecan verici başlangıçta birtakım çatışmaların ve gerginliklerin olması çok normaldir. Süreç içerisinde zihniniz tüm değişime yavaş yavaş adapte olmaya başlayacaktır. Aslında şöyle bir şey söyleyebilirim. Evlilik hazırlığı sürecinde yaşadığınız gerginlik, çatışmalar, iletişim problemleri vs hepsi alışma ve adaptasyon sürecine girmeye başlamış olduğunuzun en net belirtileridir. Zihniniz değişim sürecine girmeye başlamıştır ve beraberinde  de uyumu ahengi getirecektir.

Evlilik hazırlığı sürecinde eşiniz olacak kişinin daha önceden dikkatinizi çekmeyen ya da fark etmediğiniz özelliklerini görebilirsiniz. Ailesi ile ilgili olumsuz fikre kapılabilirsiniz. Onların her davranışı gözünüze batıyor olabilir. Gelinliğiniz, düğün masrafları, gelin arabası, nikah şahitleri, düğünün nerede olacağı, süreci nasıl yöneteceğiniz, fotoğraf çekimleri, oturacağınız ev, ailenizden ayrılacak oluşunuz veya sosyal yaşamınızın değişime uğrayacağı fikri sizi ürkütüyor olabilir ve acaba doğru mu yapıyorum, doğru bir insanla mı birlikteyim hissine kapılmanıza neden oluyor olabilir. Şunu unutmayın! Bu süreçte hissettiğiniz değişim ve zihninizde oluşan kaos yalnızca sizin yaşadığınız bir şey değil; eş adayınız da sizin gibi değişim sürecine girecek onun da beklenmeyen tavırları veya tolere etmekte zorlandığı durumlar olabilecektir.

Evlilik Öncesi Psikoloji ile Çiftler Arasında Ailesel Problemler

Bunun yanı sıra aileler de de benzer durum söz konusu olacaktır. Kızını veya oğlunu evlendiren bir anne baba da hayatında çok büyük bir değişim yaşıyor olacak ve istenmeyen yönde tavır ve davranışlar, yanlış anlaşılmalar, buluttan nem kapmalar, huzursuzluklar hissedebilecek tüm bunlar da iletişim problemlerini doğurabilecektir. Sabırlı olun. Güzel bir birlikteliği taçlandırmak üzere adım attınız ve hayatınıza sonsuza dek evet düşüncesi ile bir kişiyi alıyorsunuz. Onunla birlikteliği siz istediniz ve birbirinizi sevdiniz ve ilişkinizi daha ileriye taşımak istiyorsunuz. O kadar insan içerisinden onu seçtiniz; o da sizi seçti. Bunu hatırlatın kendinize. Yanlış anlaşılmaların önüne geçebilecek yeterlilikte olduğunuzu ve çatışmaları yönetebilecek zihinsel bir donanıma sahip olduğunuzu kendinize hatırlatın.

Nişanlım istediklerimi bilmiyor! Sevgilim istemediğimi / ne istediğimi anlasın!

Hassas olduğunuz hususlarda, rahatsız hissettiğiniz noktalarda duygularınızı partnerinizle ve çevrenizle paylaşmaktan çekinmeyin. Bu sizin birlikteliğiniz. Nasıl olmasını istiyorsanız bunu siz talep edin. Birbirinizle paylaşmaktan çekinmeyin. Birilerinin gönlü olsun diye istemediğiniz bir sürece girmeyin örneğin siz gelinliğinizin balık model olmasını istiyorsunuz ama anneniz farklı istiyor o üzülmesin diye kendi kararınızdan vazgeçmeyin. Bu dönemlerde oluşan suskunluklar ve dile dökülemeyen makul talepler çiftler arasında gerginliğe ve çatışmalara sebebiyet verebilecektir. Özellikle Türkiye gibi daha geleneksel özellikleri barındıran toplumlarda aileler evliliklere çok fazla müdahil olabilmekte ve çiftlerden çok söz hakkına sahip olabilmektedirler. Bu durumlar da evlilik hazırlığındaki çiftleri anlaşmazlığa ve gerginliğe götürebilmektedirler. Bu durumların önüne geçebilmek adına partnerinizle yeri geldiğinde beklentilerinizi ve siz huzursuz eden noktaları diğerlerini suçlamadan veya karşı tarafı rencide etmeden tatlı dillerle ifade edebilirsiniz.

Tatlı dilin çoğu zaman çözemeyeceği bir şey yoktur unutmayın. “Ben senin ailenin benim düğün mü nikah mı yapacağıma karışmasına izin vermem” demek yerine “Hayatım ikimiz de dünyaya bir kez daha gelmeyeceğiz ve biz birbirimizle bir birlikteliği taçlandırmak üzere bu yola girdik ve ben isterim ki biz nikah kıyalım; düğün için harcayacağımız parayı tatile harcarız ne dersin ikimiz için de daha güzel olmaz mı?” gibi tatlı cümleler çözümü de berberinde getirecek cümlelerdir diye düşünüyorum. Zaten böyle bir durumda sizin ve kendisinin duygu ve beklentilerine öncelik verecek bir eş adayı çoğunlukla dengede bir beraberliği de beraberinde getirecek bir eş adayıdır. Bu noktada seçimi sizin duygu ve beklentilerinden çok ailesinin beklentileri yönünde gerçekleştirmeye meyilli sizi yok sayan bir bireyle birliktelik, ilişkiniz boyunca birçok ayrışma problemini de beraberinde getirecektir.

Evli çiftlerde en sık görülen ilişki problemlerinin başında bu durum gelmektedir. Çiftler birbirleri ile değil de aileler ile evli gibi hissederler. Aileler çiftlerin birçok kararına karışabilir. Bunlara da makul düzeyde bir sınır koyabiliyor olmak gerekiyor. Aileler değerlidir ve her anne baba evladının mutlu olmasını ister ama bu noktada evliliği iki kişinin sürdürecek olacağını bilmek gerekmektedir. Saygı ve sevgi çerçevesinde eşlerin kendi kararlarını ve kendi beklentilerini ailelerini tamamen yok saymadan ama yine de bir birey bir çift bir yetişkin olabilmiş olma sorumluluğunda alabilmeleri gerekmektedir. Evliliğe adım atmadan önce tüm bunları da değerlendirmekte fayda vardır.

Çözemeyeceğinize inandığınız durumlarda veya yanlış anlaşılabileceğinizi hissettiğiniz noktalarda da bir ilişki terapisinden yardım almaktan çekinmeyin.

 

Güzel birliktelikleriniz olsun. Sağlıcakla kalın.

İstanbul Ataşehir Dedio Psikoloji

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.