İlişkide Sınır Koymak

Her ilişki büyük umutlar, hayaller, en başta sevgiyle başlar, bunların doğrultusunda da devam eder. Her zaman her şeyin yolunda gideceğine dair büyük bir umut vardır. Ancak ilişkiler güzel başlangıçlara rağmen bazen öyle bir noktaya gelir ki; kişiler bu ilişkiyi yaşarken nefes alamaz, kendini tanıyamaz, kendine ve karşısındaki kişiyle uzaklaşmış bir halde bulur kendisini. Her şeye rağmen ilişkiyi onarmak, eski haline getirmek çok zor bir hal alır, hatta ilişkiyi sonlandırmak tek yol olarak gözükebilir. İlişkiyi bu noktaya getiren pek çok farklı neden olabilir. Ancak en büyük etkenlerden bir tanesi ilişkide karşılıklı olarak koyulamayan sınırlardır.

Birliktelik ve yakınlık denildiği zaman akıllara genellikle sınırların ve hiçbir mesafenin olmadığı bir ilişki gelir. İki kişi bir ilişkiye başladığı zaman çift, etkinliklerin çoğunu birlikte yapmaya, zamanlarının büyük kısmını birlikte geçirmeye, ortak kararlar vermeye; yani yavaş “biz” olmaya başlarlar. İlişkiyi güçlendiren şeylerden bir tanesi iki kişinin bir olmasıdır. Ancak bunu yaparken her şeyde olduğu gibi bunda da bir sınır olması gerekir.

İlişkiyi yaşarken “biz olmak” kadar “ben olmaya” devam etmek de ilişkiyi güçlendiren faktörlerdendir. Bazı durumlarda ilişkinin son bulmasının asıl nedeni kişilerin “ben” olamaması ve bir noktadan sonra kendilerinden uzaklaşmasıdır. Önemli olan ne sadece kendine ne de ilişkiye odaklanmadan “ben” ve “biz” arasındaki dengeyi sağlayabilmektir.

İlişkide Sınır Koymak ve Önemi

Sağlıklı bir ilişkiyi oluşturan birçok bileşen vardır. Bu bileşenlerin en önemli ve gerekli olanlardan bir tanesi de kişisel sınırlardır. Sınırlarımız bizim hem kendimize hem de karşımızdaki kişiye kim olduğumuzu tanımladığımız çizgilerimizdir. Bu çizgiler sayesinde karşı tarafa kendimizi, ne istediğimizi, beklentilerimizi açık ve net bir şekilde ortaya koyabiliriz. Aynı şekilde karşımızdaki kişinin koyduğu sınırlar sayesinde onun bizden beklentilerini, isteklerini, kaçınmamız gereken konuları, davranışları öğrenmiş oluruz ve bunlar doğrultusunda hareket ederiz. Bu da ilişkinin sağlam temeller üzerine kurulmasına ve bu şekilde devam etmesine yardımcı olur.

İlişkide Sınır Koymak

Her ilişki için geçerli genel geçer sınırlar ya da kurallar yoktur. Sınırlar ve kurallar zaman içerisinde çiftlerin birbirleriyle iletişimi sonucunda ve kişilere göre oluşur. Romantik ilişkilerdeki sınırlar kişilerin istek ve ihtiyaçlarına göre ortaklaşa alınan kararlar sonucunda ortaya çıkar. Yani belirlenen sınırlar tek bir tarafın kabul ettiği değil, iki tarafın da dâhil olduğu ve uyduğu bir durumdur. Bu noktada önemli olan kişilerin özel sınırları iki tarafın da kabul etmesi ve bunlara özen göstermesidir.

İlişkideki iki tarafın da kendine ait yaşamı, duygusu, tutumu, davranışı, geçmişi, değerleri, yargıları vardır. Bütün bu bileşenler aslında kişiyi kendisi yapanlardır ve tüm bunları sadece kişinin kendisi kontrol edebilir, sadece kendisi değiştirebilir. Eğer karşı taraf bunları kontrol etmeye ya da değiştirmeye çalışırsa bu, o kişinin sınır ihlali yaptığı, yapmaya çalıştığı anlamına gelir. Bu girişim ilişkinin gidişatını zora sokan bir hamledir.

Sınırların bir diğer önemi de kişinin istemediği bir şeyle karşılaştığında hayır diyebilmesine yardımcı olmasıdır. İlişkide hayır demek sanılanın aksine ilişkiye zarar vermek yerine ilişkinin daha sağlam ve sağlıklı olmasına yardımcı olur. Bir kişi yeri geldiği zaman hayır dediğinde istemediği bir durumla karşılaşma ihtimalini düşürür. Böylece ileride yaşanabilecek türlü olumsuzlukların önü önceden kesilmiş olur. Bütün bunların dışında hayır demenin kişiyi manipüle edilmekten koruyan, olduğu kişiden uzaklaşmasını engelleyen önemli bir tarafı da vardır. Aynı zamanda kişinin kendisi hayır diyebiliyorsa karşı taraftan duyulacak hayır yanıtını kabul etmekte zorluk yaşamaz. Bu da iki tarafın birbirlerin sınırlarına ve isteklerine saygı duymalarına ve ilişkinin güçlenmesine yardımcı olur.

İlişkide Sınır Koymaz ya da Korumazsam Ne Olur?

Peki, ilişki ve kişiler için bu kadar önemli olan kişisel sınırları koymaz ya da korumazsak ne olur? Bir ilişki içindeyken kişisel sınırlarımızı koymaz ya da koyduğumuz sınırları her geçen gün biraz daha esnetip korumazsak bir müddet sonra farkında olmadan istemediğimiz şekilde hareket etmeye, başkası gibi davranmaya başlarız. En başta olduğumuz kişiye yabancılaşır, bunun sonucunda da hem kendimizden hem de eşimizden uzaklaşmaya başlarız. Gelinen nokta ne kadar iki tarafın da sorumluluğunda olsa da geldiğimiz yeri sevmediğimiz, olduğumuz kişiden rahatsızlık duymaya başladığımız takdirde bunun sorumlusu olarak ilişki yaşadığımız kişiyi görür, onu suçlar ve onunla çatışmaya başlarız.

Kişisel sınırlarımızı koymak ve bunu korumak kadar bunları eşimize anlatmak ve açıklamak da önemli bir konudur. Bazı durumlarda bizim için her şey açık ve net bir şekilde ortadayken karşımızdaki insan için aynı şey geçerli olmayabilir. Onun da farkına varması ve anlaması için konuşmak ve anlatmak gereklidir. Böylece her şey daha net ve açık olur. Zaten güçlü bir ilişki her zaman sağlıklı bir iletişimden geçer.

Sonuç olarak ilişkide ortak alanlar kadar özel, bireysel alanlar da ilişkinin vazgeçilmezleri arasındadır. İlişkiyi birlikte, çift olarak yapılanlar kadar bireysel yapılan aktiviteler de güçlendirir. Çift olmak, sınırlar olmadan iç içe olmak, bireysel olduğumuz kişiden faklılaşmak demek değildir. Unutulmamalıdır ki kendinden vazgeçmeden de “biz” olunabilir ve aslında “biz” olabilmek “ben” olmaktan geçer.

 

Uzman Klinik Psikolog Beliz EREREN

Dedio Psikoloji – Ataşehir

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.