Yaptığım işten keyif almıyorum. İşimi severek yapmıyorum. Pazartesilerden nefret ediyorum. İşimden ayrılmayı istiyorum. İş yerinde mutsuz olmak ile ilgili sürekli kendimi düşünceler içinde buluyorum! İş yerinde mutsuzum gibi gibi… Bu cümlelerden hangisi size daha tanıdık geliyor? Bu cümlelerden hangileri okuduğunuzda sizin hislerinizi tanımlıyor? Biri mi? Birkaçı mı? Yoksa hepsi mi? Cümleleri size ait hissediyorsanız bu yazıyı dikkatlice okumanızı tavsiye ediyorum.

İşe öncelikle şunun ayrımını yaparak başlamakta fayda görüyorum: Yaptığınız işi mi sevmiyorsunuz? Çalıştığınız sektörü mü? Yoksa iş yerinizi mi? Hangisi? Düşünün şimdi dikkatlice! Size Pazartesi sendromu yaşatan durum hangisi? Hadi gelin beraber bakalım:

İş Yerinde Mutsuz Olmak ve Nedenleri

Bir insanı iş hayatında mutsuzluğa iten onlarca etmen sıralamak mümkündür. Bunlar: Yapılan işten edinilen kazancın düşük oluşu, tatil olanakları ve dinlenme sürecinin yetersizliği, sigorta güvencesinin olmayışı, mesleki prestij yetersizliği, yeteneklerin yapılan işle doğru orantılı olmayışı, işin sosyal olanaklar konusundaki yetersizliği, iş yerindeki olumsuz hiyerarşi düzeni, negatif insanlarla bir arada çalışıyor olmak gibi etmenler iş hayatında bireyi mutsuzluğa iten çeşitli etmenlerden birkaçı olarak değerlendirilebilir.

Yaptığınız iş için bir emek ve zaman harcıyorsunuz. Bunun karşılığında tatil, dinlenme süreci ve maddi getiri önem arz etmekte. Türkiye şartlarını düşündüğümüzde; çalışma saatleri çok uzun, saatlere oranla kazanç yetersiz ve tatil imkanları zayıf kalmakta. Bu da insanlarda iş motivasyonunda düşüşe yol açmaktadır. İş motivasyonunda düşüş zamanla işin içinden çıkılamaz bir hal aldığı zaman insanlar mesleki gerekliliklerini yerine getirmekte zorlanmakta, işe zorla gitmekte, saat doldurmakta ve mutsuz olmaktadırlar.

İşimi sevmiyorum! İş yerinde mutsuzum! İşimden ayrılmayı istiyorum.

Mesleğinizle doğru orantılı bir iş mi yapıyorsunuz? Bazı insanlar mesleki yeterliliklerini sergileyebilecekleri bir iş tanımında çalışmazlar. Örneğin bir avukatsınız ve hukuk fakültesine ceza hukuku alanında çalışan ve mahkemelerde müvekkillerinizi savunma hayalleri ile girdiniz ve bunun yerine bir şirkette vergi işlemleri ile mi ilgileniyorsunuz? Ya da hayaliniz kendi tasarladığı ürünleri piyasaya sürmek olan bir endüstriyel mühendis iken siz bir şirketin halkla ilişkiler departmanında satış sorumlusu musunuz? Evet tam olarak böyle mi? Hayal ettiğiniz statüde değilsiniz ve bu durumda mutsuz hissediyorsunuz.

İş hayatının acımasız, rekabetçi ortamlarında; büyük balığın küçük balığı yediği bir sistemin içinde çalışıyor olmak özellikle yüksek hedefleri olan, idealist insanları bir zaman sonra motivasyon kaybına ve umutsuzluğa itebilmektedir.

Bazı insanlar yaptığı işten tatmin olurken çalıştığı iş yerinde mutsuz olmak gibi duygulara sürekli hapsolan kişiler de vardır;  fakat yeni bir çalışma ortamına geçişle ilgili de korku ve endişeler yaşarlar. Maddi kazancın azalma riski, geçiş yapılan sektörde tutunamama kaygısı, bildiğin cehennem bilmediğin cennetten iyidir mantığı ile mutsuz hissedilen çalışma ortamında kalmayı sürdürme isteği…

Böyle bir durumda öncelikle sizi iş değiştirmenizi engelleyen korku kaygı ve endişeye götüren nedenleri bulmaya başlamalısınız. Acaba patronunuz veya müdürünüz çok agresif size kök söktürüyor da yeni bir çalışma ortamına geçince yine aynı tarz bir müdürle mi karşılaşmaktan endişe ediyorsunuz? Veya çalışma arkadaşlarınız ile aranızda olumsuz bir ilişki var da gittiğiniz yerde daha kötüleri ile karşılaşmaktan mı korkuyorsunuz? Bu korku ve endişeleri yaşamanız çok normal. Kaygı bozukluğu ile ilgili diğer yazılarımıza da göz atabilirsiniz. 

Olumsuz bir iş ortamında iseniz ve işinizden ayrılıp yeni bir iş ortamına girmek istiyor ama şu anki ortamınızdan daha fazla olumsuzluğa maruz kalmaktan korkuyorsanız: İşe ilk önce korkularınızın beyninizin sizi negatife karşı korumak için yine sizin tarafınızdan geliştirildiği bilgisini, uyum ve adaptasyon sürecinin belli bir müddet sonra tamamlanacağını, endişenin sonsuza dek sürmeyeceğini, olumsuz durumlarla başa çıkabilme gücüne sahip olduğunuzu kendinize yüksek sesle tekrarlayın. Kendinize inanın. Ne kadar olumsuz durum yaşadığınızı hatırlayın. İş yerinde mutlu değilsiniz. Olumsuz durumlar yaşadınız. Siz bunu yaşadınız ve beyniniz bu durumlar karşısında nasıl davranacağını bu durumları nasıl fark edebileceğini aslında hiç yaşamamış bir insana göre çok daha iyi tanıyor ve çok daha iyi biliyor.

İş Yerinde Mutsuz Olmak ve Bununla Başa Çıkma Yolları

İnsan zihni yaşadığı olumsuzluklardan ders çıkarmak ve sistemi korumak üzerine kuruludur. Siz olumsuz bir iş ortamındasınız ve seçiminizi yaparken deneyimsiz bir insana göre daha dikkatli ve kontrollü bir biçimde seçim yapacaksınız. İnce eleyip sık dokuyacaksınız. Ve muhtemelen daha dikkatli seçimler yapacaksınız. Kendinize inanın. Eğer iş yerinizi veya işinizi mesleğinizi değiştirmeyi düşünmüyor ama işinizi severek yapmadığınızı düşünüyorsanız: Yaptığınız işin size olumlu gelen taraflarını ve olumsuz gelen taraflarını yazın. Olumsuz tarafların neden olumsuz olduğunu, kendi adınıza ne kadarını olumluya çevirebileceğinizi, gücünüzün yetmediği noktada ise kendinizi bu olumsuzluklardan ne kadar ve ne şekilde koruyabileceğinizi sorgulayın ve işe koyulun.

İş Yerinde Mutsuz Olmak

Şimdi oturup kendinizi sorgulamaya başlayın. Üniversiteyi ne hayallerle okudunuz? Mezun olduğunuzda nasıl bir meslek yaşamı hayal ettiniz ve şu an ne kadarına sahipsiniz? Yaptığınız işten tatmin olabilmek için neye ihtiyacınız var ve bu ihtiyacınızı karşılayabilecek imkanları sağlayabilmek için ne yapmanız gerekiyor? Hadi şimdi sorgulamaya başlayın bunları! Kendinize biraz zaman verin ve sessiz sakin bir ortamda bu soruların cevabını vermeye başlayın kendinize. Kâğıt kalem kullanmak bu noktada işinizi kolaylaştırabilir. Zihninizi serbest bıraktığınızda sizin ihtiyacınız olan şeyler gözünüzün önüne gelmeye başlayacaktır. Peki ne kadarını gerçekleştirmek sizin elinizde? İstediğiniz mesleki pozisyona ulaşabilmek için ne kadar makul oranda gerçekleştireceğiniz hedefler söz konusu? Şimdi ne yapmanız gerekiyor. Kendinize inanmaya başlayın.

Size en iyi yardımcı olacak yine siz kendinizsiniz. Hiç kimse sizin yeterliliklerinizi potansiyelinizi hayallerinizi sizin kadar iyi göremez. Hiç kimse size sizin kadar iyi rehberlik edemez bu noktada. Kendinize güvenin. Siz kendinize yetersiniz. Eğer yok ben ne yapmak istediğimi bilmiyorum. Bu işlerin içinden tek başıma çıkamıyorum. Mesleğimi sevmiyorum. Yardıma ihtiyacım var diyorsanız; profesyonel yardım almaya düşünebilirsiniz bu noktada. İkinci bir göz sizin ne istediğinizi keşfetmenizde size yardımcı olabilir. Ama yine burada en yetkin kişi sizsiniz. Bunu unutmayın. Keyifli, huzur dolu ve severek çalıştığınız bir meslek yaşamı, bol esenlikle dolu günler diliyorum. Sevgiler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.