Kaygılı Kişilikler
Kaygılı Kişiliklerle Yaşamak

Evimizde, iş yerimizde, okulumuzda ya da arkadaş çevremizde, pek çok farklı kişilik yapısına sahip insanla iç içe yaşarız, onlarla sürekli iletişim halindeyiz. Kaygılı kişilikler de bu farklı kişilik türlerinden bir tanesi. Düşündüğümüz zaman herkese bir noktada farklı davrandığımızı fark edebiliriz. Bazı kişilere çok açık ve net olmamız gerekirken bazılarına çok daha naif yaklaşırız ya da kimi insanların kişisel alanına çok fazla giremezken diğerlerine daha yönlendirici, lider bir tavır takınmamız gerekir. Bu, ilişkinin devamlılığı ve kalitesi açısından önemli bir davranış.

Her kişilik yapısının kendine ait birtakım karakteristik özellikleri vardır. Kişiler, bu özellikler çerçevesinde dünyayı görür ve buna göre yorumlarlar. Örneğin; narsist kişilikler, kendilerini dünyanın merkezinde görürken; depresif kişilikler dünyaya büyük bir karamsarlık ve umutsuzluk içinde bakarlar. İlişkilerini de bu inanç ve görüşlerine göre yürütürler. Kaygılı kişilikler de bu kişilik yapılarından biridir.

Kaygılı Kişilikler İle Yaşamak

Yaygın anksiyete bozukluğunun görüldüğü kaygılı kişiliklerde sürekli devam eden bir gerginlik ve her an bir felaket olabileceğine dair inanç hakimdir. İlişkilerini ve dünyayla olan iletişimini bu doğrultuda devam ettirirler. Tehlikelerle dolu bir dünyada yaşadığımızı, beklemediğimiz bir anda bir felaket yaşanabileceğini düşünür ve bunlar için çeşitli önlemler alma ihtiyacı duyarlar. Endişe duydukları konular her zaman imkansız ve olmayacak şeyler değildir. Bir çoğu bizim de düşündüğümüz zaman kaygılandığımız konulardır. Ancak kaygılı kişilikleri, kaygılı olmayan kişilerden ayıran önemli bir kriter vardır; endişe verici düşüncelerin ve bu düşüncelerin getirdiği kaygının sıklığı ve yoğunluğu.

Karşımızdaki kişiyle sağlıklı ve kaliteli bir iletişim kurabilmemiz için ona nasıl yaklaşmamız gerektiğini bilmemiz gerekir. Bunu yaparken iletişimde olduğumuz kişinin karakteristik özelliklerini göz önünde bulundurmamız önemlidir.

Kaygılı Kişilikler İle Yaşamak
Kaygılı Kişiliklerle Yaşamak

Kaygılı Kişilik Yapısına Sahip Kişilerin Özellikleri

Kaygılı kişilikle nasıl bir iletişim kurmamız gerektiğini öğrenmeden önce bu kişilik yapısına sahip olan kişilerin özelliklerini öğrenmek faydalı olacaktır. Çevremizdeki kişilerin kaygılı kişilik yapısına sahip olduğunu nasıl anlarız? Kaygılı kişilikler;

  • En küçük, önemsiz durumlarda bile kendilerinin ve yakınlarının başlarına gelebilecek bütün tehlike ve riskleri düşünürler.
  • Gerçekleşme ihtimali çok düşük olayların bile başlarına gelebileceklerini düşünüp bunlar için önlemler almaya çalışırlar.
  • Olayların gerçekleşmesinden çok önce endişelenmeye başlarlar.
  • Dünyayı, her an bir felaketin gerçekleşebileceği tehlikeli bir yer olarak görürler.
  • Hepimizde var olan ve tehlikelere karşı harekete geçen alarm sistemi, kaygılı kişilerde çok duyarlıdır. En ufak şey de bile anında alarma geçerler.
  • Tehlike riski en düşük olaylar için bile kontrol sağlamak isterler.
  • Çok dikkatlidirler. En ufak ayrıntıyı bile algılayabilirler.
  • Sorumluluklarını zamanından önce yerine getirirler. Havaalanına genellikle ilk gidenlerden olurlar.
  • Sürekli endişe verici şeyler düşünmek uyku problemi yaşamalarına neden olabilir.

Kaygılı Kişiliklerle Yaşarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Kaygılı kişilik yapısına sahip kişilerle yaşarken, bu ister eşiniz olsun ister patronunuz isterse anneniz ya da babanız, bazı yapılması ve yapılmaması gereken şeyler vardır. Bunlar:

  • Güvenilir olduğunuzu gösterin. Kaygılı kişilikler için dünya zaten tehlikelerle dolu bir yer. Ona tehlike kaynaklarından biri olmadığınızı gösterin.
  • Kafasında oluşturduğu felaket senaryolarına karşı olaylara daha sakin ve hoşgörülü yaklaşmasına yardımcı olun. Bunun için; düşündüğü aksiliğin geri dönüşü olmayan tek bir sonucu olmadığını, her şeye rağmen kontrol altına alabileceğini gösterin.
  • Kaygı ve korkularıyla mizah yoluyla da olsa dalga geçmekten kaçının.
  • Beklenmedik sürprizler yapmaktan kaçının. Kaygılı kişiliklerde güzel sürprizler de dahil olmak üzere öngörülemeyen durumlar kişide yüksek heyecan ve gerginliğe neden olur.
  • Korku ve gerginlik yaratan konuları konuşmaktan kaçının. Örneğin; sırt ağrısıyla doktora giden bir tanıdığınıza kanser teşhisi konduğunu daha az kaygı yaşayan bir arkadaşınızla paylaşabilirsiniz.
  • Bu kişi özellikle iş arkadaşınız, patronunuz gibi çok yakın olmadığınız biriyse kendinize ait endişe verici sorunlarınızı olabildiğince paylaşmamaya çalışın. Eğer karşınızdaki kişi sizi bir kaygı kaynağı olarak görürse ilişkiniz zarar görebilir.
  • Kaygılarının esiri olmayın. Onun istekleri doğrultusunda sürekli önlemler alarak devam etmektense kendi kararınızı verin. Böylece onun yöntemleri dışında da bir şeylerin yolunda gittiğinin görmesini sağlayabilirsiniz.
  • Kaygılarıyla başa çıkamıyor ve hayatını ciddi anlamda sekteye uğrattığını görüyorsanız profesyonel bir destek alması için teşvik edin.

Uzman Klinik Psikolog Beliz EREREN

İstanbul Ataşehir Psikoterapist

Ergen, Yetişkin, Çift ve Aile Terapisti

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.