psikoloğa gitmeli miyim

Fiziksel bir sorunla karşılaştığımız zaman sorunu anlamak ve çözmek için doktora başvurmak ilk tercihimizdir. Böylece bizi rahatsız eden sorunu doğru kişiden öğrenmiş ve ortadan kaldırmış oluruz. Ancak karşılaştığımız sorun fiziksel yerine psikolojik olduğu zaman işleyiş her zaman böyle olmuyor. Bizi psikolojik olarak rahatsız eden bir durumla ilgili adım atmak genellikle çok daha zor oluyor. Böyle anlarda “Psikoloğa gitmeli miyim?” sorusu pek çok kişinin zihnini kurcalar duruma geliyor.

Psikolojik sorunlarla tek başına üstesinden gelinebileceğine inanmak, psikoloğa gitmenin arkadaşla sohbet etmekten farkı olmadığını düşünmek, yaşanılan olumsuz duyguların, rahatsız düşüncelerin bir süre sonra kendiliğinden geçeceğine inanmak psikoloğa gitmenin önündeki önemli engellerdir. Peki, hayatımızdaki küçük bir değişimin bile psikolojimiz üzerinde derin etkileri olabilirken yaşadığımız psikolojik rahatsızlıkları bu kadar ertelemek, önemsiz görmek, göz ardı etmek ya da yok saymak ne kadar doğru? Fiziksel sağlığımız kadar psikolojik sağlığımız da hayatımızı etkileyen önemli bir faktördür.

Psikoloğa Kimler Gider?

Psikoloğa gitmekle ilgili geçmişten gelen bazı önyargılar hala mevcut. Ancak bu önyargı yavaş yavaş kırılıyor. Önceden sadece “delilerin” gittiği bir yer olarak görülürken artık çok daha gerçekçi bir bakış var.

Psikoloğa ciddi psikolojik sorunları olan kişiler gider, evet. Aynı zamanda psikoloğa, karşılaştığı problemlerle başa çıkmakta zorlanan, durumu nasıl yöneteceğini bilmeyen ve bunu öğrenmek isteyen kişiler de gider. Sadece geçmiş yaşantılarını çözmek isteyen kişiler değil, gelecekle ilgili kaygıları olan kişiler de gider. Bütün bunların dışında ilişkisini kuvvetlendirmek isteyen, kendisini daha iyi anlamak, kafasındaki sorulara cevap bulmak isteyen kişiler de psikoloğa gider.

Psikoloğa Gitmeli Miyim
Hangi Durumlarda Psikoloğa Gitmeliyim?

Psikoloğa Gitmeli Miyim?

Stres, kaygı kaynakları ve problemler herkesin hayatında kaçınılmaz bir şekilde vardır. Her stresli durum psikoloğa gidilmesi gerektiği anlamına gelmez. Normal sınırlar içerisinde yaşanılan öfke, sinir, korku, kaygı, coşku, hüzün, gerginlik gibi duygu ve durumlar sorun yaratmayan normal bir durum olarak kabul edilir. Ancak kişi, bu duyguları sınırları aşan bir şekilde yaşıyor ve hayatına, çevresine, ilişkilerine yansıtıyorsa bu durum normal olarak kabul edilmez. Yaşanılan duygular kişinin hem kendisine hem de çevresine zarar vermeye başladıysa belki de psikolojik destek alınma zamanı gelmiştir.

Hangi Durumlarda Psikoloğa Gitmeyi Düşünmeliyim?

  • Korku ve kaygıların günlük hayattaki işlevi bozmaya başlaması: Eğer yaşanılan yoğun kaygı ve korkular günlük hayatın rutinini bozuyor ve iş, okul gibi sorumlulukları yerine getirmede engel oluşturuyorsa, bir şeyleri hatırlamakta ve yapmakta zorluklar yaşanmaya başlandıysa dikkat edilmesi gereken bir durum var demektir.
  • Kontrol etmekte zorlanılan ve zihni devamlı meşgul eden düşüncelerin varlığı: Bir iş yaparken bile arka planda başka bir şey düşünmek bir sorun yaratmaz. Ancak arka plandaki o düşünce kişiyi işinden alıkoyuyorsa, o düşünceyi kontrol etmekte, gerektiği yerde durdurmada sorun yaşanıyorsa bu durum bir sorunun işareti olabilir.
  • Uyku düzeninde ciddi değişimler yaşanması: Geceleri sürekli kabus görmek, uykusuz olunmasına rağmen uyuyamamak, geceleri sık sık uyanmak ya da normalden çok daha fazla uyumak, içten içe sizi rahat bırakmayan bir durumun işareti olabilir.
  • Yeme alışkanlıklarında değişimlerin olması: Normal yeme düzeninden çok daha fazla, özellikle şekerli, şeylerin tüketilmesi ya da tam tersi yenilen şeylerde fark edilir bir düşüş ve kilo kaybı yaşanması ciddiye alınması gereken bir durumdur.
  • Sürekli devam eden korku ve kaygılar: Herkesin korktuğu ya da düşündüğünde kaygılandığı durumlar vardır. Ancak bu duygular ortada tetikleyici yokken bile yaşanıyorsa bir problemin varlığından söz edilebilir. Kişinin belirli durum, olay ya da kişilerden kaçınmasına neden oluyorsa, gün içerisinde bu duygulara göre hareket ediyorsa bir uzmanla görüşmenin faydası olacaktır.

Korku ve kaygılarınızı nasıl yenebileceğinizi merak ediyorsanız linke tıklayabilirsiniz.

  • Yakın zamanda yaşanılan köklü değişiklikler: Her değişim destek alınması gereken bir durum yaşatmıyor. Ancak kayıplar, ayrılıklar, iş değişimi, boşanma, taşınma (özellikle yurt dışına) ya da yakın birinin uzağa taşınması gibi köklü değişikliklerle başa çıkmak bazen sanıldığından daha zor olur. Bu durumlar kişinin üzerinde baskı oluşturur. Bu tarz bir değişim sonrası yaşanan duygusal değişimler psikolojik destek almak için oldukça önemli durumlardır.
  • Sosyal ilişkilerde sorunlar yaşanmaya başlanması: Dönem dönem insanlardan uzaklaşıp kendini dinleme ihtiyacı oldukça normal ve sağlıklı bir durumdur. Bu isteğin devamlı hale gelmesi ise yolunda gitmeyen bir durum olduğu anlamına gelebilir. Sosyal çevreyle olan ilişkilerin bozulmaya başlaması, sürekli çatışma veya tartışma hali bir şeylerin ters gittiği anlamına gelebilir. Kendini anlatmakta ya da insanların anlamasında sürekli bir sorunun yaşanması da bir sorun olduğunun göstergesi olabilir.

Karantina Döneminde Değişen İnsan İlişkileri Konulu yazıma buradan ulaşabilirsiniz!

 

Psikoloğa gitmeli miyim
Psikoloğa Gitmeli Miyim?

Psikoterapi İyileştirir Mi?

“Psikoloğa gitmeli miyim?” sorusundan sonra akla ilk gelen “Psikoloğa gitmek sorunumu çözecek mi?” oluyor. Psikoterapi, kişinin yaşadığı sorunlarla başa çıkma becerisini güçlendirmeyi amaçlar. Yaşanılan rahatsızlığı kontrol kontrol etme becerisi kazandırarak ya da rahatsızlığı tamamen ortadan kaldırarak kişinin hayat kalitesini arttırmayı ve verim almasını hedefler. Yapılan araştırmalar, doğru terapi yönteminin bu amaçlara ulaştığını gösteriyor. Aynı zamanda terapiye giden kişilerde bu becerilerin geliştiği ve belirtilerin azaldığı veya ortadan kalktığını ortaya koyar.

Online terapi hakkında merak ettiklerinizi burada bulabilirsiniz!

Doğru psikoterapi yöntemleri olumlu sonuçlar verir. Ancak psikoterapinin iyileştirici bir sonuç vermesi için dikkat edilmeyen önemli bir koşul daha vardır; gönüllülük. Psikolojik destek alan kişinin bu süreçte istekli olması, sürece aktif bir şekilde katılması en önemli kriterlerden birisidir. Terapiye inanmayan, hatta terapinin işe yaramadığını kanıtlamak için orada olan bir kişinin olumlu sonuç alması neredeyse imkansızdır. Bu nedenle terapi sonucunda gerçekten yol almak için danışanın istekli ve psikoloğu ile iş birliği içinde olması gerekir. Bu kriter, psikoterapinin sonucu üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir.

Uzman Klinik Psikolog Beliz EREREN

İstanbul/ Ataşehir Psikolog

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.