Trikotilomani ( Saç Koparma Hastalığı ) Nedir?

Trikotilomani ( Saç Koparma Hastalığı ), ağırlıklı olarak saçlı deriyi koparma ile karakterize, tekrarlayıcı bir davranıştır. Kişi davranış öncesinde gerginlik hissederken, davranış sırasında belli oranda haz alabilir ve sonrasında ise rahatlama hisseder. Saçın yanında çok daha seyrek olmakla birlikte sakal, bıyık, kaş, kirpik, koltukaltı ve kasık tüyleri de yolunabilir. Trikotilomanide belirgin oranda saç ya da tüy kaybı oluşur.

Neden Saçlarımı Koparıyorum?

Bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar incelendiğinde, Trikotilomani sorununu daha çok kadınların yaşadığı bir sorundur. Başlama yaşının genellikle çocukluk ve ergenlik dönemine rast geldiği ve bu probleme sahip bireylerin Obsesif Kompulsif Bozukluk, Distimi, Yaygın Anksiyete Bozukluğu ve Major Depresyon ile Kişilik Bozuklukları gibi hastalıkların ek tanısı alabildikleri görülmektedir.

Bireyler zaman içinde saçlı deride belirgin kayıp yaşadıkları için bu durumu gizleme eğilimleri gösterirler. Bu eğilimin altında kişinin hem davranışını açıklayarak sosyal anlamda hasta görülmek ve sorulara cevap vermek zorunda olmanın yarattığı kaygıları ile görüntülerinden utanmanın etkileri olduğu düşünülmektedir.

Saç yolma davranışına sahip olanlar, saç ya da tüylerini kopardıktan sonra zaman zaman, çiğnemek, tadına bakmak, elde çevirmek gibi törensel davranışlara da sahiptirler. Dürtü kontrol bozukluklarından biri olarak ele alınan Trikotilomani birkaç ay süren gerilemeler gösterse de tedavi edilmediği durumlarda kronikleşen bir sorundur. Kaygıyla oldukça ilişkili olan bu bozukluk için psikiyatrik tedaviler belli oranda yardımcı olabilmektedir. Kişi özellikle belirgin bir saç kaybı yaşıyorsa bu konuda uzman bir psikiyatri hekimine başvurmalı ve yardım almalıdır.

Saç Koparma – Trikotilomani Tedavi Edilebilir mi?

Trikotilomani başlarda yalnızca psikiyatrinin konusu görülerek sadece ilaçla tedavi edilmeye çalışılan bir rahatsızlıktı. Günümüzde özellikle Bilişsel Davranışcı Terapi’nin de bu konuda sorun yaşayanlara oldukça faydalı olabildiği bilinmektedir. Davranışçı terapilerde genelde farkında olmadan ve kontrolsüzce yapılan saç yolma davranışını kişiye fark ettirmek, yapmamaya çalıştığında yaşadığı huzursuzluğu hissettirmek ve böylece davranışın rahatlama özelliğini göstermek terapinin hastaya farkındalık konusunda ilk kazanımı sağlayacaktır. Genelde hastalar davranıştan önce ne düşündüklerini, ne hissettikleri sorulduğunda bu konuda çok net cevaplar veremezken bu teknikle duygu ve düşüncelerini tanıyor hale gelirler. Bu şekilde benzer duygu ve düşüncelerin tetikleyici olacağı anlaşılır. Kişi bu duygu ve düşünceleri hissettiğinde onlarla baş etmenin yeni yollarını süreç içinde bulacaktır. Özellikle öfke ve endişe duygularının davranışta etkili olduğu bilindiği için terapi içinde bu duyguları tanıma ve onları kapsayarak yıkıcı olmadan yaşantılanabilmesi için alan açmak kişileri rahatlatacak ve davranışın sıklığını azaltacaktır.

Yaşanan stresle baş etmek ve huzursuzluğu gidermek için kişinin kendi başına yapabileceği etkinlikler de faydalı olabilmektedir.  Bireylerin bu amaçla kendilerine yeni davranış repertuarları kazandırması ve olumsuz duygu ve düşünceler hissettiklerinde bu alternatiflere başvurmaları önemlidir. Kişilerin kendilerini daha iyi tanımaları ve onlara neyin daha iyi geldiğini bulmak için deneme yapmaları yerinde olacaktır. Duş almak, spor yapmak, iyi hissedilen bir anı düşünmek, nefes egzersizleri, yoga ve meditasyon pratikleri, bazı ibadet biçimleri de bu davranışlara örnek verilebilir.

Psikolog Mebrure İşmen

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.