Seçeneklerin Fazlalığında Kaybolmak
Seçeneklerin Fazlalığında Kaybolmak

Artık en ufak, en basit bir şey seçerken bile önümüze sınırsız seçenek sunuluyor. O sınırsız seçenekler arasından kararımızı vermeye çalışıyoruz. Bir bakıma fırsatlar dünyasında yaşıyoruz diyebiliriz. Herhangi bir konuda çok fazla seçeneğimizin olması kendimizi daha rahat, daha iyi hissetmemize neden oluyor. Çünkü seçme şansımızın olması bizi sürece dahil ediyor. Durum üzerinde bir kontrolümüz olduğunu hissettiriyor bize. Bu da doğal olarak daha iyi hissetmemizi sağlıyor. Peki, durum gerçekten böyle mi? Seçeneklerin fazlalığı, durum üzerinde daha fazla kontrolümüz olduğu anlamına mı geliyor? Yoksa seçeneklerin fazlalığında kaybolmak ve kontrolü yitirmek noktasına mı ilerliyoruz?

Seçeneklerin Fazla Olması Bizi Nasıl Etkiler?

Evimizde oturup bir şeyler izlemek istediğimiz zamanı düşünelim. Bir şeyler izlemek istiyoruz, ama ne izleyeceğimizi bilmiyoruz. Bu aşamada Netflix gibi pek çok dijital platform bize sınırsız seçenek sunuyor. O an istediğimiz dizi, film ya da belgeseli izleyebiliriz. Hatta varlığından haberdar dahi olmadığımız birçok ilgi çekici içerik de bize sunulmuş oluyor. Harika! Bundan sonraki süreç nasıl ilerliyor? Aklımızda belirli bir dizi yoksa bütün alternatifleri gözden geçirmeye başlıyoruz. Baktıkça kafamız karışıyor, kafamız karıştıkça süre uzuyor ve en sonunda ya önceden başladığımız diziye devam ediyoruz ya da herhangi birini seçip izlemeye başlıyoruz. Peki, seçtiğimiz bu dizilerden kaç tanesi içimize siniyor ve kaç tanesini tamamlıyoruz?

Seçim yapmak bizi daha güçlü ve özgür hissettiriyor. Ancak diğer taraftan üzerimizde baskı ve kaygı oluşturuyor. Çünkü karşımıza gittikçe büyüyen seçenekler havuzu çıkıyor. Bir süre sonra “Çok fazla seçenek var, hangisini seçeceğime karar veremiyorum.” noktasına geliyoruz. Amerikalı psikolog Barry Schwartz “Bolluk Paradoksu” olarak çevrilen “The Paradox of Choice” isimli kitabında bu konudan bahsediyor. Schwartz, seçeneklerin çok fazla olmasının insanları olumsuz etkilediğini ve bazı sonuçlar doğurduğunu ortaya koyuyor. Buna göre seçeneklerin fazlalığı; seçim yapmamızı zorlaştırıyor, seçimden aldığımız hazzı azaltıyor, fırsat maliyetini ortaya çıkarıyor ve seçtiğimiz şeyden beklentimiz arttıyor. Bütün bunlar ne demek oluyor?

seçeneklerin fazlalığında kaybolmak
Seçeneklerin Fazlalığında Kaybolmak

Seçeneklerin Fazlalığında Kaybolmak

Seçenekler ne kadar fazla olursa bizim de seçenekler arasında kaybolma ihtimalimiz o kadar yüksek. Karşımıza çıkan her yeni seçenek bize başka bir özellik sunuyor. Bu özelliklere ihtiyacımız olmasa da bir süre sonra bunları istemeye başlıyoruz. Hatta bu özellikler bazen vazgeçilmez oluyor bizim için. Halbuki bir süre önce bizim için önemsiz bir kriterdi. Sunulan bütün seçenekleri istememiz yüzünden seçim yapmamız zorlaşıyor. Böyle olunca ya seçim yapmaktan vazgeçiyoruz ya da zor da olsa bir karar veriyoruz. Seçeneklerin fazlalığında kaybolmak tam da bu anlama geliyor.

En nihayetinde bir seçim yaptığımızda bu aynı zamanda diğer seçenekleri elediğimiz anlamına geliyor. Yani diğer seçeneklerin getirdiği bütün fırsatlardan vazgeçmiş oluyoruz ve seçenekler ne kadar fazlaysa vazgeçilenler de o kadar çok oluyor.  Bu da verdiğimiz kararın doğruluğunu sorgulamaya itiyor bizi. Çünkü o kadar çok şeyden vazgeçtik ki bunun karşılığında seçimimizin çok iyi olması gerektiğine inanıyor ve beklentimizi yükseliyoruz. En ufak bir sorunda ise diğer seçeneklerin daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyoruz. Sonuç olarak seçimimizden aldığımız haz azalıyor. Kaçırdığımız fırsatlar yüzünden pişmanlık duymaya başlıyoruz.

Seçeneklerin Fazlalığında Kaybolmamak İçin Ne Yapabiliriz?

Karşımıza çıkan sayısız seçenek arasında kaybolmamak için uygulayabileceğiniz bazı öneriler;

  • Önünüze yüzlerce seçenek koyulsa da bu sayıyı sınırlı tutun. Belirlediğiniz sınırlı sayıdaki seçenekler arasında seçim yapmaya çalışın.
  • Seçeneklerin sayısını sınırlamak için eleme yapabilirsiniz. Her seçeneğin aradığınız şey olma ihtimali biraz zor. Aradığınız her neyse ona uymayanları eleyin.
  • Seçim yaparken kendinize sormanız gereken sorulardan biri: “Gerçekten ihtiyacım var mı?”. Baktığınız seçeneğin çok cazip özelliklerinin olması ona ihtiyacınız olduğu anlamına gelmiyor.
  • Seçim anında gerçekten ihtiyacınız olup olmadığına karar veremiyorsanız en başta neye ihtiyacınız olduğunu net bir şekilde belirleyin.
  • Seçim öncesi ne istediğinizi iyice belirleyin. Böylece alternatiflerin sizi farklı yere yönlendirmesine izin vermezsiniz.
  • Seçim sırasında sormanız gereken bir diğer soru ise: “Bunu gerçekten istiyor muyum?”. Baktığınız şeyin ilgi çekici özelliklerinin olması istediğiniz şey olduğu anlamına gelmez.
  • Seçim yapmak için gereğinden fazla zaman harcamayın. Karar aşamasında zamanı ayarlayamıyorsanız önceden kendinize bir zaman belirleyin ve ona sadık kalmaya çalışın.
  • Seçim yaptıktan sonra diğer seçenekleri ve onların getirilerini düşünmekten vazgeçin.

Uzman Klinik Psikolog Beliz EREREN

Ataşehir İstanbul Psikolog

Ergen, Yetişkin, Çift ve Aile Terapisti

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.