Üniversite Tercih Dönemi Stresi ve Psikolojisi

Günümüzde, sınavların eğitim sistemindeki yeri ve öneminin her geçen gün artmasıyla birlikte sınavlar, hem öğrencilerin hem de ailelerinin hayatlarının önemli bir parçası haline geldi. Özellikle üniversiteye giriş sınavı ailelerin hayatında en üst seviyede yerini alıyor. İyi bir gelecek için iyi bir üniversite, iyi bir üniversite için de yüksek puan inancı gençler üzerinde baskı yaratmanın yanında süreci de oldukça zorlaştırıyor. Sınavın bu kadar önemli olarak algılanması, üniversite tercih dönemi stresi ve kaygının hem aile hem de genç için artmasına sebep oluyor. Bu yazıda sizinle üniversite tercih dönemi stresinden bahsedeceğim

Üniversite sınavına hazırlık ve sınav ne kadar stresli bir dönem olsa da asıl kaygı, sınav sonuçlarının açıklandığı ve tercih döneminin başladığı zaman kendini gösterir. Bir bakıma geleceği şekillendiren seçimlerin yapıldığı tercih dönemi gençleri strese sokan ve kaygı yaşamalarına neden olan bir dönemdir. Tercihleri yapana kadar geçen sürede gençlerin çoğunluğu kararsızlıklar yaşar. Ne yapacağına, nereyi seçeceğine, nereye gideceğine tam anlamıyla karar vermez. Bu nedenle kısıtlı süreçte yapılması beklenen bu işlem bir hayli stres yaratan bir hal alır.

Üniversite tercih dönemi, tercih dönemindeki ergen için içinde birçok anlam barındırır. Önündeki 4 sene boyunca hangi bölümü okuyacağını seçerken aynı zamanda mesleğini de seçmiş olur. Bu aynı zamanda seçtiği mesleğin gidişatını da bilmesi gerektiği düşüncesine yani bir bakıma gelecek kaygısına sebep olur. Ayrıca başka bir şehirde okuma ihtimali ve bilmediği bir şehre gitme, aileden ayrılma gibi etkenler de vardır. Bunlar da tercih döneminin stresini arttıran diğer faktörlerdir.

Yurt dışında okumanın zorlukları ve  tavsiyeleri içeren yazımıza buradan ulaşabilirsiniz!

Üniversite Tercih Dönemi Stresi ve Ailelerin Etkisi

Ailelerin okul ve sınav döneminde çocukları ile ilgili en çok düştükleri yanılgı “sınavlardan yüksek puan alırsa her şeyde başarılı olur” düşüncesi gibi, çocuğunun başarı durumunu her şeye genellenebileceğine olan inançlarıdır. Ancak unutmamak gerekir ki; okul başarısı hayat başarısı değildir. Okulda, derslerde başarılı olmak birçok şeyin göstergesi olsa da hiçbir şeyin garantisi değildir aslında.

Üniversite Tercih Dönemi Stresi ve Psikolojisi

Ebeveynlerin ders başarısıyla ilgili bu tutumu üniversite giriş sınavı kadar tercih döneminde de güçlü bir etkiye sahip. Aileler, gençlerin tercih sürecine aktif bir şekilde dâhil oluyorlar ve bazen sürece dâhil olma, destek olmaktan çok direkt gidilecek yolu gösterme şekline dönüşüyor. Bu yol, genellikle ebeveynlerin zamanında kendilerinin yapmak istedikleri ya da şu an yaptıkları meslek oluyor. Bu yanlış ebeveyn tutumu, çocuğun kişisel özelliklerini, ilgi alanlarını, yatkınlıklarını en önemlisi de isteklerini görmezden gelinmesinin en büyük etkeni. Bu yaklaşım nedeniyle istemediği, kendi seçmediği bölümde okuyan gençler arasında okulu yarım bırakma oranları gittikçe artmaktadır.

Tercih döneminde aile baskısının, ailelerin kendi isteklerini, hayallerini çocukları üzerinden gerçekleştirmek istemelerinin bir diğer nedeni de ailelerin artık birer yetişkin olma yolundaki çocuklarını hala küçük bir çocukmuş gibi görmeleridir. Bu nedenle onlar için en iyi kararın kendileri tarafından verilebileceğini, çocuklarının bu yetkiye sahip olmadıklarını düşünürler. Ancak artık durum böyle değildir.

Tercih Dönemindeki Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım? Ailelere Tavsiyeler

Gençler için oldukça stresli olan üniversite tercih döneminin sorunsuz bir şekilde ve minimum seviyede stresle atlatmak için ailelere büyük bir görev düşmektedir. Tercih döneminde stresi yönetebilmek için dikkat etmeleri ve unutmamaları gereken bazı önemli noktalar vardır.

Yanında Olduğunuzu Hissettirin!

Öncelikle her zaman olduğu gibi bu stresli ve zor dönemde çocuğunuza her ne olursa olsun onun yanında olduğunuzu hissettirmeniz en önemli konudur. Yaptığı seçimde arkasında sizin olduğunuzu bilmesi, yanlış bir tercih de olsa yanına olduğunuzu görmesi çocuğunuzun hem daha rahat ve kendine güvenerek karar vermesine yardımcı olacak hem de onu en doğru seçime yönlendirecektir. Tek başına olmadığını bilmek her zaman insana sorumluluk bilinci ve güven verir.

Çocuğunuzun da Kaygılandığını Unutmayın!

Tercih dönemi, sizin için ne kadar önemli ve stresli bir süreç olsa da aslında bu dönem, çocuğunuzun geleceğiyle alakalı, onun hayatını ilgilendiren ve onu sizden çok daha fazla kaygılandıran bir dönem. Burada başrol çocuğunuz, bunu unutmayın.

Çocuğunuzun Yerine Değil Onunla Birlikte Tercih Yapın

Çocuğunuz içinde bulunduğu ergenlik döneminde her ne kadar her konuda sizinle çatışma içindeymiş gibi görünse de her zaman sizin düşünceleriniz çocuğunuz için önemli bir yerdedir. Çocuğunuz, onun için önemli olan bu dönemde sizin de fikrinizi almak, düşüncelerinizi öğrenmek isteyecektir. Bu, çok doğal ve güzel bir durumdur. Ancak tercih aşamasında kendi fikirlerinizi söylemekle çocuğunuzu direkt kendi istediğiniz bir yere, bölüme ya da okula yönlendirmenin çok farklı yaklaşımlar olduğunun bilincinde olmanız gerekiyor. Çocuğunuzun, direkt bir yere yönlendirmenize değil, o kendi tercihini yaparken ona eşlik etmenize ihtiyacı var.

Hayallerini ve İsteklerini Yok Saymayın

Tercih döneminin, onun yaşındayken kendiniz için istediklerinizi, hayallerinizi gerçekleştirme fırsatı değil, çocuğunuzun kendi geleceği için karar vereceği bir dönem olduğunu unutmamalısınız. Üniversitelerin tercih edildiği bu dönemde yapılan en büyük hata ailelerin kendi hayallerini çocukları üzerinden gerçekleştirme isteği oluyor. Bu girişim hem ebeveyn ile çocuğu arasında gerginliğe neden olurken hem de süreci daha da zorlaştırıyor.

Tercih Dönemi Stresi Yaşayan Tek Kişi Olmadığını Bilmeli

Çocuğunuzun içinde bulunduğu tercih dönemi stresi, sadece ona özel değil. Onunla aynı durumda olan, aynı hisleri paylaşan binlerce kişi olduğunu bilmesinde fayda var. İnsan, kendisi bu kadar kaygılıyken diğer herkesin rahat olduğunu düşünmeye meyillidir ve bu düşünce kişi üzerinde daha fazla baskıya neden olur.

Üniversite ve bölüm tercih ederken çocuğunuzun kafasının karışık olması muhtemeldir. Seçeceği bölümle büyük ihtimalle ilerideki mesleğini seçmiş olacağı için bu aşamada onu en yakından tanıyan kişiler olarak fikirlerinizi sunabilir, çocuğunuzun kafasında bir şeylerin şekillenmesinde yardımcı olabilirsiniz. Merak ettiği, ilgi duyduğu meslekleri tanıması için ona yardımcı olabilirsiniz. Ancak bunları onun yerine yapmaktansa onun yapmasına yardımcı olmalısınız.

Dedio Psikoloji, Ataşehir, Aile, Ergen, Çocuk ve İlişki Psikolojisi

Uzman Klinik Psikolog Beliz EREREN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.