Yas Dönemi
Yas Dönemi ve Yasın Psikolojisi

Yas, bir kayıp sonrası yaşanan, keder duygusunun hakim olduğu bir süreçtir. Yas dönemi kayba alışma sürecidir. Kayıp ve yas dendiği zaman genellikle akıllara sevilen birinin ölümü gelse de ölüm olmadan da kayıp olabilir. Bir ilişkinin, bir arkadaşlığın bitmesi, işe son verilmesi, itibar kaybı, sağlığı, gençliği kaybetmek, vücudun bir parçasını kaybetmek de bir kayıptır ve arkasından yas tutulur. Önemli olan o kişi için bir önemi, bir değeri olan herhangi bir şeyin artık olmamasıdır.

Yas Dönemi

Yas dönemi ve süreçte yapılanlar kişiden kişiye, toplumdan topluma farklılık gösterir. Ancak yaşanan duygular ortaktır ve yas, yaşanması gereken doğal bir süreçtir. Yas sürecinde güçlü olmaya çalışmak, güçlü olmak için hiçbir duygusal tepki vermemeye hatta bu duyguları yaşamamaya çalışmak bu süreçte yapılmaması gereken şeylerin başında gelir. Yaşanan acıyı görmezden gelmek, yok saymak o acıyı hafifletmez, aksine daha da kökleşmesine ve daha derine işlemesine neden olur. Kaybı yok saymak, hiç yaşanmamış gibi hayata devam etmek sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine engel olur. Bazen yası yaşamamanın nedeni yasa yüklenen anlam da olabilir. Yas, kaybedilen kişiyi, ilişkiyi, her neyse onu unutmak değildir, yokluğunu kabul etmek ve buna alışmaya çalışmaktır.

Yas Psikolojisi

Herkesin kendisine göre bir yas tutma şekli olabilir. Herkes günlerce ağlamak ya da içine kapanmak zorunda değil. Ama bir şekilde, kendi yoluyla da olsa yas tutmak gerekir. Çünkü yas tutmak demek yaşanan kaybın farkında olmak ve buna alışmaya çalışmak demektir. Bundan sonraki sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için bu kaybı zor da olsa kabul etmek gerekiyor. Sonrasında da bununla başa çıkmayı öğrenmek ve hayata devam etmek geliyor.

Kaybettiklerimize Nasıl Tepki Veriyoruz?

Yas sürecini yaşama şekilleri kişiden kişiye farklılık gösterse de bu süreçte verilen fiziksel, duygusal, davranışsal ve bilişsel tepkiler benzerlik gösterir.

Bilişsel tepkiler: Dikkatini toparlamada ve sürdürmede zorluk, yaşanana inanmakta zorluk yaşamak, rahatsız edici ve hatalı düşünceler, unutkanlık, kendine kızma, sürekli kaybedilen kişiyi ve ölümü düşünme ve bunu engelleyememe, bellek sorunları.

Duygusal tepkiler: Şok, inkar, üzüntü, keder, öfke, suçluluk duygusu, kaygı, korku, yalnızlık hissi, çaresizlik, umutsuzluk, özlem, tedirginlik, ilgi ve istek kaybı, geleceğe ve bugüne dair karamsarlık, umutsuzluk, hiçbir şeyden zevk alamama.

Davranışsal tepkiler: Kendisini sosyal çevreden izole etme, insanlardan uzaklaşma, kaybedilen kişinin eşyalarına aşırı bağlanma ya da özellikle onlardan uzak durma, alkol/ilaç kullanımı, kendini başkalarına ya da işe adama, dikkatsizlik.

Fiziksel tepkiler:  Nefes almakta zorluk çekme, boğulacakmış/boğuluyormuş hissi, sürekli tetikte olma hali, iştahta artma ya da azalma, uykuda düzensizlik, baş ağrısı, göğüs ağrısı, çarpıntı, kadınlarda adet düzensizliği, kaslarda gerilme, yorgunluk, halsizlik.

Yasın Psikolojisi
Yas Dönemi ve Yası Psikolojisi

Kayıpla Nasıl Başa Çıkılır?

Yas, üstesinden gelmesi en zor süreçlerden bir tanesidir. Ne kadar zor ve yoğun bir dönem olsa da süreç, doğru adımların atılmasıyla sağlıklı bir şekilde yürütelebilir. Sağlıklı bir yas süreci için tavsiyeler;

  • Bu süreci tek başınıza atlatmak zorunda değilsiniz. Bu dönemde yakınlarınızdan ve sosyal çevrenizden alacağınız destek kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olacaktır. Sizi dinleyen ve anlayan birilerinin varlığı yaşadığınız yoğun duyguları hafifletecektir.
  • Yas tutmak için kendinize izin verin. Duygularınız ne kadar ağır gelse de onları kabul edin ve engellemeye ya da yok saymaya çalışmayın.
  • Herkesin yas sürecini aynı şekilde yaşamadığını kabul edin. Sizinle aynı acıyı paylaşan kişilerin sizden farklı tepkiler vermesi, sizinle aynı şeyi yaşamadığı anlamına gelmiyor. Herkesin yasını kendisine göre tutmasına fırsat verin.
  • Ölümün yaşandığı bir yas sürecinde cenazeye katılmak, duaya, mezarlığa gitmek önemlidir. Bu sayede yaşananları kabul etmek biraz daha kolaylaşır.
  • Bunun bir süreç olduğunu ve zamanla daha kolaylaşacağını kendinize hatırlatın. Sabırlı olun.
  • Bu süreçte güçlü olmak zorunda değilsiniz. Kendinizi bunun için zorlamayın. Ayrıca güçlü olmanın herhangi bir duygu yaşamamak, hissetmemek ya da buna izin vermemek olmadığını kendinize hatırlatın.
  • Özel günlerin, diğer günlerden daha zor geçebileceği ihtimaline kendinizi hazırlayın.
  • Eğer yaşadıklarınızı ve duygularınızı sesli olarak ifade etmek size zor geliyorsa, kendinizi hazır hissetmiyorsanız yazmayı deneyin. Yazmak da konuşmak gibi rahatlamanızı sağlayacaktır.
  • Eğer verdiğiniz tepkiler uzun süre azalmadan devam ediyorsa, hatta şiddeti gittikçe artıyorsa ve bu durum hayatın akışına karışmanıza engel oluyorsa profesyonel bir destek almanız oldukça faydalı olacaktır.

Uzman Klinik Psikolog Beliz EREREN

Ataşehir/İstanbul Psikolog

Ergen, Yetişkin, Çift ve Aile Terapisti

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.