Yas Süreci Aşamaları - Psikolog

Yas, insanların değer verdiklerini, sevdiklerini kaybetmeleri sonrası verdikleri doğal tepkidir. Yas denilince akıllara genellikle sadece bir kişinin kaybı gelse de insanlar işinin, evcil hayvanının, sağlığının, statüsünün, ilişkisinin kaybı arkasından da yas tutarlar. Burada önemli olan onlar için değerli olan bir şeyin yokluğunu yaşıyor olmalarıdır. İnsanlar, ciddi bir hastalıkları olduğunu öğrendikten sonra ya da onlar için büyük bir anlam ifade eden işini kaybettiğinde de aynı şekilde yas sürecine girebilirler.

Kaybedilen ne olursa olsun yas, çok normal ve yaşanması gereken bir süreçtir. Bu nedenle ciddi bir durum söz konusu olmadığı müddetçe dışarıdan müdahale edilmemesi, aksine yaşanmasına izin verilmesi gerekir. Yas tutmanın doğru ya da yanlış yolu yoktur. Kesin kuralları da yoktur. Ancak bu süreçte insanların verdiği başlıca tepkiler göz önüne alındığında yas süreci genel hatları itibariyle benzerlik gösterir. Bu benzerlikler 5 ana madde altında toplanmıştır.

Yas Süreci Aşamaları / 5 Evre

İnkâr

Yas sürecinin ilk evresi inkârdır. Yaşanan kaybın ardından kişi, gerçeği görmezden gelerek gerçekle yüzleşmekten son ana kadar kaçar. Hiçbir şey olmamış, hiçbir şey yaşanmamış gibi davranıp bir süre hayatına bu şekilde devam eder. Kaybettiği kişi hala hayatındaymış gibi eski alışkanlıklarını değiştirmeden – telefonla arama, masaya onun için de tabak koyma, alışveriş yaparken onu da düşünerek bir şeyler alma gibi – hayatına aynı şekilde devam eder. Bu süre zarfında “Böyle bir şey benim başıma/onun başına gelmez.”, “Bir sorun yok, her şey yolunda.” gibi düşüncelerle kendini telkin eder. İnkâr sadece davranışlara kalmayarak kişinin düşüncelerine ve sözlerine de yansıyabilir.

Öfke

İnkâr evresinden sonra öfke devreye girer. Bu aşamada kişi gerçekle yüzleşir ve yüzleştiği gerçek yüzünden de derin bir öfke duymaya başlar. İnkâr aşamasında yapamadığı sorgulamaları yapmaya başlar ve ardından “Neden ben?”, “Bu haksızlık!” gibi sorular, yargılar gelir. Yaşanan acıyla beraber hissedilen öfke, durumun kendisine olduğu gibi kaybedilen kişiye karşı da olabilir. Yaşanan olayın, o an yaşanılan acının sorumlusu olarak kaybedilen kişi görülebilir ve öfke ona yöneltilebilir. Burada hissedilen öfke, gayet normal ve sağlıklı bir duygudur. Bir noktada kişinin kayıpla baş etmesine yardımcı olur. Bu nedenle her duygu gibi bu duyguya da yaşamalı ve ondan kaçmamak gerekir.

Yas Süreci Aşamaları – Psikolog

Pazarlık

Yaşanılan öfke sonrası kişi yaşadığı duygu yoğunluğunu hafifletmek ve kabul edilebilir bir aşamaya getirebilmek için kendisiyle, çevresiyle ya da dualar aracılığıyla pazarlık yapmaya başlar. Bu dönemde bir öncekilere nazaran çok daha sakin bir ruh hali hâkim olur. İnkâr yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar, kişi, hayatının bu yeni dönemini gözden geçirmeye başlar. Bu dönemden en az yarayla çıkabilmek için pazarlık devreye girer.

Depresyon

Depresyon evresinde kişi, inkâr etmeyi tamamen bırakmış, gerçekle yüzleşmiştir. Bu süreçte kişi gerçekten durumun farkına varır ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi ve güzel olmayacağı inancı içine girer. Bu nedenle kişi büyük bir mutsuzluk yaşar, ağır bir ruhsal çöküntü yaşamaya başlar. İnsanlarla etkileşime geçmekten kaçma, iştah bozukluğu, uyku düzensizliği, içe kapanma, iş, eğitim hayatının sekteye uğraması, öz bakımı aksatma, kimseyle görüşmek istememe bu dönemde sıklıkla karşılaşılan durumlardır. Yaşanan depresyonun şiddeti kişiden kişiye göre farklılıklar gösterir. Ancak depresyon evresinin yaşanması diğerlerine göre oldukça önemlidir. Büyük bir bunalım yaşanmasa da hem kendisine hem de çevreye “Bu durumdan hiç etkilenmedim, iyiyim ben.” mesajı vererek devam etmek kişiye ilerleyen zamanlarda zorlayan bir hal alır. Bu süreçte yaşanan acıyı, duygu ve düşünceleri yakınlarla paylaşmanın bir nebze de olsa rahatlatan bir etkiye sahip olduğu unutulmamalıdır.

Kabullenme

Yas süreci aşamaları nın son aşaması olan kabullenmede kişi yaşanan kaybı sindirmeye ve bundan sonrası için neler yapabileceği ile ilgili planlar yapmaya başlar. Eski yaşamına bir şekilde dönmesi gerektiğini fark ettiği için sosyal çevresiyle de tekrar iletişime geçmeye, hayatla tekrar bağ kurmaya başlar. Gelecekle ilgili yapıcı adımlar atar. Ancak buradaki en önemli ve unutulmaması gereken konu; yas sürecinin bitmiş, kaybın kabullenilmiş olması kişinin artık bu konu hakkında hiçbir şey hissetmeyeceği, bunu tamamen unutacağı anlamına gelmez. Aksine kaybedilen kişi hayat boyu hatırlanacak ve zaman zaman bu durum acıtacaktır ki bu da kaçılmaması gereken normal bir durumdur.

Yas, yaşanılması gereken bir dönemdir. Yas sürecini yaşıyor olmak, bütün aşamalarından geçmek herkesin için geçerli ve oldukça doğal bir durumdur. Her aşamanın teker teker ve dolu dolu yaşanması kadar bazı evrelerin çok kısa süreli ya da hafif yaşanması da olasıdır. Yas sürecinin ne kadar süreceği, şiddetinin ne olacağı, kişinin nasıl etkileneceği, 5 evrenin ne şekilde yaşanacağı başta kişinin kişilik özelliklerine, kültürel etkenlere ve kaybedilen kişinin yakınlık derecesine göre farklılıklar göstermektedir.

Yas sürecinin içeriği kişiye göre şekil almaktadır. Bu süreçte en çok dikkat edilmesi gereken konu sürecin uzunluğudur. Yas sürecindeki kişinin birkaç hafta içerisinde işine, okuluna dönmesi, birkaç aya öz bakımına tekrar dikkat etmesi beklenir. 6 ay – maksimum 1 sene içerisinde sosyal çevresine dönmesi ve hayatı için adımlar atması beklenir. Bu süreç kendi içinde kişiden kişiye farklılık gösterse de eğer süre 1 seneyi aşmışsa ve kişi hala kabullenememiş, yaşantısına dönememişse profesyonel bir destek almasında büyük fayda vardır.

 

Uzman Klinik Psikolog Beliz EREREN

Dedio Psikoloji Ataşehir İstanbul

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.